3. Hukuk Dairesi 2023/754 E. , 2023/2801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2018 E., 2022/1568 K. DAVA TARİHİ : 12.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1055 E., 2022/947 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayr
**3. Hukuk Dairesi 2023/754 E. , 2023/2801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2018 E., 2022/1568 K. DAVA TARİHİ : 12.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1055 E., 2022/947 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; davalı şirket tarafından ayrı hat çekmek suretiyle 4 yıl 5 ay 3 gün kaçak su kullandığının tespit edildiğini, yapılan hesaplamada davacının 679.375,94 TL kaçak su kullanımına ilişkin borcunun bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 25.000,00 TL'nin 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; spor ve eğitim faaliyetleri işi yaptığını, davacı tarafından kaçak su kullanımıyla ilgisi olmayan bir uygulamaya gidilerek havuzdan ve kuyu suyundan analiz için numune alındığını, farklı bir zamanda ise tesisin fotoğraflarının çekildiğini, ceza ihbarnamesinin usulsüz olduğunu, düzenlenen tutanağın usulüne uygun olmadığını, yapılan faaliyetler çerçevesinde ayrı ayrı sayaçlar ve abonelikler ile kuyu suyu ve şebeke suyu kullanıldığını, genel olarak kuyu suyunun tüketildiğini, davacının 02.01.2020 tarihindeki analiz raporunda depolarda kullanılan suyun kuyu suyu olduğunun tespit edildiğini, havuz suyunda kuyu suyu kullanılmadığı gibi sürekli doldur boşalt işleminin yapılmadığını, her ay şebeke suyu bedelinin ödendiğini, varsayım ile kaçak su kullanıldığına dair tutanak tutulduğunu, mühürleme ve sayaç sökme işlemi yapıldığından zarara uğranıldığını, davacı tarafından yapılan denetimlerde herhangi bir kaçak boru hattı, kayıtsız bir saat bulundurma, saat yavaşlatma veya herhangi bir yapının bulunmadığının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı işletmenin, davacı şirketin kuyu suyu abonesi olduğu gibi elektronik ön ödemeli sayaç bağlantılı su aboneliğinin de bulunduğu, işletmede yapılan 31.12.2019 ve 03.01.2020 tarihli kontroller neticesinde düzenlenen kaçak su kullanma tutanağında, tutanak görevlilerince yapılan açıklamanın yanı sıra tutanağa eklenen fotoğrafların açıkça kaçak su kullanımına işaret etmediği gibi, karışık bir borulama sistemine sahip tüm kazan daireleri için yaşanan bir durum olduğu, kaçak su personelinin bu anlamda uzman ve tecrübeli olması gerektiği, neticede tutanak görevlilerince alınan anlık su numunesinin şehir şebeke suyu olmadığı açıkça laboratuvar ortamında yapılan analiz sonucu ortaya konulduğundan işletmede şehir suyu kullanılmadığının bizzat davacı tarafından tespit edildiği, işletmede yer alan kapalı yüzme havuzuna ait suyun sürekli doldur boşalt yöntemi ile su tüketimi yapmadığı, havuz sularının temizliği filtrasyon sistemi ve kullanılan havuz kimyasalları ile sağlandığından tesiste önemli ölçüde suyun duş noktalarında tüketildiği, davacının yaptığı kaçak su tüketim hesabında su aboneliği vasıtasıyla satın aldığı suyu minha ederek, kuyu suyu aboneliği aracılığı ile satın alınan suyun hesaplamaya hiç dahil edilememesi ile de hata yapıldığı, davalı işletmenin ihtiyacı olan su tüketim miktarı 13.101 m3 olup, aboneliğin bedel ödeyerek kullandığı kuyu suyu miktarı 31.529 m3 olduğundan, davalının bakiye ödemesi gereken kaçak su miktarının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen kaçak su kullanım tutanağının hatalı olarak tanzim edildiği, tahakkuk edilen 679.375,94 TL bedelli kaçak su tahakkukunun yerinde olmadığı, dinlenen tutanak tanıklarının beyanlarının iki farklı yargılamada alınan aynı doğrultuda tespitler içeren üç adet bilirkişi raporuna karşı davanın kabulüne yeterli delil oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk arabuluculuk toplantısına katılmayan davalıdan tahsiline, aynı nedenle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili; bilirkişinin 2022 yılında gördüğü duruma göre rapor hazırlandığını, kaçak su tutanağının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince geçerli olduğunu; aksinin ispat edilememesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; 07.09.2020 tarihli arabuluculuk tutanağı ve davalı şirkete tebligat ulaşmadığına ilişkin belgeler incelendiğinde aleyhine Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin uygulanmasının haksız ve yersiz olduğunu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi heyet raporu hükme esas almaya ve denetime elverişli olduğundan Mahkemenin davanın reddine yönelik kararında isabetsizlik bulunmadığı, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin on birinci fıkrası dikkate alındığında Mahkemece davalı aleyhine hükmedilen yargılama ve vekalet ücreti konusunda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; istinaftaki sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; istinaftaki sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kaçak su kullanımı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "D.İspat Kuralları/1.İspat yükü" başlıklı 6 ncı maddesi uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 2. Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 3.ASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin ''Kaçak su kullanımı'' kenar başlıklı 28 inci maddesinin ilgili bölümleri şöyledir: " (1) İdarenin tasarrufundaki yeraltı veya yerüstü su kaynaklarından, tesislerinden, su taşıyan boru hatlarından, şube yolundan abone olmaksızın ya da abone olduğu halde kayıt dışı sayaçla, kayıtlı sayacı işletmeyecek şekilde ya da sayaçsız olarak her hangi bir teknik düzenekle su alma işi kaçak su kullanımı olup, bu şekilde su kullanan kişilerin kaçak su kullanımları tutanakla tespit edilir ve kaçak su kullanımı engellenir. (4) Kaçak su kullanımı İdare tarafından görevlendirilen en az iki görevli tarafından mahallinde yapılacak araştırma ve inceleme sonucu tanzim edilecek tutanakla tespit edilir. Bu tutanakta kaçak su kullananın; tespit edilebiliyorsa TC kimlik numarası veya kimlik bilgileri, tüzel kişi ise unvanı ve bulunabiliyorsa vergi numarası, adresi, kaçak su kullanımının ve bağlantının şekli, tespit edilebiliyorsa abone numarası ve benzeri bilgiler yer alır. Kaçak su kullananın veya kullanıldığını bilenlerin yazılı ve imzalı beyanları temin edilmeye çalışılır. Üç nüsha halinde düzenlenecek tutanağın bir sureti, ilgilinin imzası alınabilirse kendisine; imzadan imtina etmesi veya ilgilinin bulunamaması halinde bu husus tutanağa geçirilerek bağımsız bölüme, işyerine veya yöneticiye bırakılır. Bu işlem bildirim yerine geçer. Ayrıca kaçak bağlantının fotoğrafı çekilir ve bağlantı iptal edilir. Hazırlanan bu tespit tutanağında yer alan bilgiler doğrultusunda gerekli tahakkuk işlemleri yapılır. Bu tahakkuka ilişkin ödeme bildirimi ayrıca aboneye gönderilir. ... tutanağının bir nüshası ... Şube Müdürlüğünde muhafaza edilir, diğer nüshası ise borcun ödenmemesi durumunda yasal yollardan tahsili için Hukuk Müşavirliğine gönderilir..." 4. 6325 sayılı Kanun'un ''Dava şartı olarak arabuluculuk'' kenar başlıklı 18/A maddesinin on birinci fıkra hükmü şöyledir: "(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararda; alınan bilirkişi raporları ile davalının kaçak su kullanımı bulunmadığının belirlenmesine, özellikle hükme esas alınan son bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere tutanak görevlilerince alınan anlık su numunesinin şehir şebeke suyu olmadığının laboratuvar ortamında yapılan analiz sonucunda ortaya konulmuş olmasına, bu şekilde işletmede şehir suyu kullanılmadığının bizzat davacı tarafından tespit edilmesine, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin on birinci fıkrası nazara alındığında davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinde de isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.