Hukuk Genel Kurulu 2014/524 E. , 2016/192 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.05.2012 gün ve E:2009/395, K:2012/94 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 21.05.2013 gün ve E:2012/12859, K:2013/9319 sayılı ilamı ile; (…Davacı vekili, taraflar arasında 1 yıl süreli …
**Hukuk Genel Kurulu 2014/524 E. , 2016/192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.05.2012 gün ve E:2009/395, K:2012/94 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 21.05.2013 gün ve E:2012/12859, K:2013/9319 sayılı ilamı ile; (…Davacı vekili, taraflar arasında 1 yıl süreli Fransa Pazarı için İşbirliği ve Mümessillik Esasları Anlaşması'nın 28.11.2005 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 18.maddesine göre, davalı mümessilin bir takvim yılı içinde taahhüt ettiği 20.000 m² (F%20) satışı gerçekleştiremediği için, müvekkilinin satış kaybından doğan zararı tazmin etme borcu altında bulunduğunu, ayrıca sözleşmenin 17.maddesi ile davalının anlaşma şartlarına uymaması sonucu 10.000 $ cezai şart alacağının da doğduğunu, tazminat alacağı için davalıya 20.11.2008 tarihinde ihtarname çektiklerini, 21.11.2008 tarihinde tebellüğ edildiğini, borç ödenmeyince takibe giriştiklerini ileri sürerek davalının cezai şartla ilgili başlatılan takibe itirazının iptali ile ayrıca davacının satış kaybı zararının doğduğu, yoksun kalınan kar olarak da fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bu davada icra takibine konu yapılmayan 50.000 TL'lik satış kaybı zararının istenemeyeceğini, icra takibinde talep edilenin cezai şart olduğunu, cezai şart hakkının da doğmadığı gibi, sözleşmenin halen taraflar arasında ayakta olduğunu, sözleşme feshedilmeden cezai şartın istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece dosya kapsamı bilirkişi raporuna göre, davacının itirazın iptaline konu yaptığı cezai şart yönündeki talebinin sözleşme yürürlükte olduğundan, taraflarca henüz feshedilmediğinden, cezai şart isteme koşulları doğmadığından reddine, davalının %40 tazminat isteme koşulları oluşmadığından reddine, davacı taraf 50.000 TL'lik yoksun kalınan karına yönelik talebinin atiye terketmiş ise de, davalı vekili bu konudaki atiye terki kabul etmediğinden dolayı atiye terki beyanına itibar edilmeyerek davacının bu konudaki talebi ispatlanamadığından ve itirazın iptali davalarında davaya konu takipte sadece cezai şart talep edildiğinden, icra dosyasında 50.000 TL'lik yoksun kalınan kara yönelik talepte bulunulmadığından dolayı bu talebin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı tarafın talebi, iki istemi içermektedir. Bunlar, İstanbul 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/2343 sayılı icra takip dosyası ile takip konusu yapılıp itiraz edilen cezai şart (sözleşme m.17 kapsamında) istemi ile açılan takibe vaki itirazın iptali ile sözleşmenin 18.madde hükmü gereğince kar mahrumiyeti bakımından alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafın, anılan taleplerinin ayrı ayrı sözleşme hükümleri gözetilerek irdelenmesi gerekir.