Başvuru, ceza yargılamasında sanığın (başvurucunun) ByLock deliline ilişkin veriler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza yargılamasında sanığın (başvurucunun) ByLock deliline ilişkin veriler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Komisyon, adil yargılanma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Rize Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 19/10/2017 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede, başvurucunun adına kayıtlı 0505 ... 38 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock haberleşme programını kullandığı, örgütün eğitim kurumlarında sürekli çalışan ve tayin olan öğretmenlerden olduğu, 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Pak Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine örgüte ait Bank Asyada katılım hesapları açarak hesaba para yatırdığı, örgüte ait gazete ve dergilere abone olduğu iddialarına yer verilmiştir. Başsavcılık, başvurucunun ByLock kullanıcısı olduğu yönündeki iddiasını başvurucunun 0505 ... 38 numaralı GSM hattı üzerinden ..99 IMEI numaralı cihaz aracılığıyla, ilk tespit tarihi 11/9/2015 olacak şekilde ByLock kullandığına dair veriler içeren Yeni ByLock CBS Sorgu Sonucu başlıklı belgeye dayandırmıştır. İddianamenin kabulü ile açılan dava Rize Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 16/11/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra başvurucuya ait ByLock içeriklerinin temini için Başsavcılığa, ByLock programı için kiralanan sunuculara ait IP adreslerine yapılan bağlantılara ilişkin kayıtların gönderilmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) müzekkere yazılmasına, duruşmanın 25/12/2017 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Başsavcılık, başvurucunun ByLock içeriklerine ilişkin henüz bir tespit yapılamadığı hususunu duruşma öncesinde Mahkemeye bildirmiştir. Başvurucu, duruşmanın müdafiinin hazır bulunduğu 25/12/2017 tarihli ilk oturumunda alınan savunmasında iddianameye konu eğitim kurumlarında sadece matematik dersi verdiğini ve tayine tabi olmadığını, çalıştığı kurumlarda maaş ödemelerinin Bank Asya aracılığıyla yapılması nedeniyle bu Bankada hesabının bulunduğunu, 2013 yılından önce aldığı gram altın hesabını 5/11/2014 tarihinde bozdurduğu için hesabında bir artış olmuş gibi göründüğünü, 0505 ... 38 numaralı hattın kendisine ait olduğunu ancak ByLock programını kullanmadığını, gazete ve dergi aboneliklerinin yasa dışı olduğunu düşünmediğini, çalıştığı dershanenin müdürünün isteği üzerine sendika üyesi olduğunu beyan etmiş; silahlı terör örgütü üyeliği suçunu inkâr etmiştir. Başvurucu müdafii de dava dosyasına gelen IP bilgileri ile HTS kayıtları arasında çelişkiler bulunduğunu ileri sürerek ByLock içeriklerinin temin edilmesini ve ByLock'a ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir. Anılan oturumda iddia makamı, esas hakkında mütalaa sunmuştur. Başvurucu müdafii esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında ByLock içeriklerinin temini ve bilirkişi incelemesi yaptırılması talebini yinelemiş ve savunma hazırlamak üzere süre verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, başvurucu müdafiinin tevsii tahkikat taleplerini dosyadaki delil durumunu gerekçe göstererek reddetmiş ve duruşmanın yeni oturumunun 29/12/2017 günü yapılmasına karar vermiştir. Başvurucu, duruşmanın ikinci ve son oturumunda önceki savunmalarını tekrarlamıştır. Başvurucu müdafii ByLock kullanımı iddiasına ilişkin HTS ve CGNAT kayıtları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu yöndeki iddianın teknik bir hatadan kaynaklandığını, Yargıtayın örgüt üyeliği için belirlediği kıstasların somut olayda bulunmadığını beyan etmiş; bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir. Mahkeme dosyanın geldiği aşama ve dosyadaki delil durumunu dikkate alarak müdafinin bilirkişi talebinin reddine karar vermiştir. Söz konusu oturumda hüküm açıklanmıştır. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Sanığın 505 ... 38 numaralı hattından 11/09/2015 ila 20/02/2016 tarihleri arasında farklı günlerde toplam 6992 kez [ByLock] adlı program tarafından kullanıldığı belirtilen ... numaralı [IP] adreslerine bağlantı yapıldığının tespit edildiği, tespit tarihleri ve baz istasyon bilgilerine göre sanığın bulunduğu yerlerin uyumlu olduğu, bağlantı tarihleri ve sayısı nazara alındığında iddia edildiği şekilde [IP] çakışması gibi durumların da söz konusu olmadığı, böylece sanığın telefon hattı üzerinden [ByLock] isimli gizli haberleşme programını kullandığı şüpheden arındırılmış şekilde teknik verilerle kanıtlanmıştır.Sanığa ait değerlendirme ve tespit tutanağına ve yaptığı yazışma içeriklerine ulaşılamamış ise de, [ByLock] serverindeki tüm bilgilere ulaşılamadığının biliniyor olması karşısında, sanığın ID numarasının, kullanıcı şifresi ve sair kullanım bilgileri ile yazışma içeriklerinin temin edilememiş olmasının sanığın [ByLock] kullanmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, nitekim sanığın defalarca ve yoğun olarak [ByLock] serverine ait [IP] adreslerine bağlantı yapıldığının HTS kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmıştır.Yine her ne kadar karşı IP bilgileri ile sanığa ait cep telefonunun HTS kayıtları arasında çelişki bulunduğu savunulmuş ise de; karşı IP bilgilerinin serverden ele geçen LOG kayıtlarına ilişkin olduğu, sanığın [ByLock] serverine yaptığı tüm bağlantıların log kayıtlarına ulaşılamamış olduğu, bu bilgilerin dosyamıza yansıyan diğer verilerle bir çelişki içermediği, zira HTS bilgilerine göre sanığın [ByLock] serverine bağlantı yaptığı zaman ve yer bilgileri ve tüm teknik verilerle tespit edilmiş olması karşısında, söz konusu programı sanığın etkin ve yoğun bir şekilde kullandığı kanaatine varılmış, bu kabul dışında yapılan savunmalara itibar olunmamıştır. Zira Log kayıtları kişinin sisteme girişine ilişkin sistem üzerine bıraktığı iz şeklinde açıklanabileceğine göre, izlerin bir kısmının silinmiş olduğu yahut ulaşılamamış olduğu anlaşılmaktadır....Sanığın örgüte müzahir Bankasya'da 31/12/2013-31/12/2014 tarihleri arasında 913,74 TL'lik hesap hareketinin bulunduğunun tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında bu paranın 000 TL'lik kısmının aracının satışından elde ettiği tutar olduğunu geri kalan kısmın ise maaş geliri olduğunu beyan ettiği, sanığın örgüt liderinin talimatına uygun olarak hareket ettiği ve aracını satarak elde ettiği meblağı Bankasya'ya yatırdığı anlaşılmıştır. Bir insanın kendi tasarrufunda bulunan malını dilediğinde satmasının mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu izahtan vareste olmakla birlikte, sanığın aracını satmak ve örgüte müzahir bankaya satıştan elde ettiği parayı yatırmak şeklindeki eylemi, sanığın örgütle irtibat ve iltisakını ortaya koyan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde tesadüf değil tabiyet ve teslimiyetin bir tezahürü olarak değerlendirilmiştir.Sanık hakkında her ne kadar örgüte müzahir kurumlarda çalıştığı, örgüte müzahir sendikaya üye olduğu, gazete ve dergilerine abone olduğu tespit edilmiş ise de, bu tespitler münhasıran değerlendirmeye tabi tutulmamış [ByLock] ve Bankasya delilleri ile birlikte değerlendirmesi gereken deliller olarak ele alınarak hükme doğrudan esas alınmamıştır.Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından kullanılan gizli haberleşme programı [ByLock] kullanıcısı olduğu, örgüt bağlantısını gösteren delillerin bulunması hususları ile yukarıda özetlenen deliller nazara alınarak ... beyanlara itibar olunmamıştır." Başvurucu müdafiinin bu karara karşı yaptığı istinaf kanun yolu başvurusu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) 5/6/2018 tarihli kararıyla esastan reddedilmiştir. Anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:"...oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasırın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u 0 505 ... 38 nolu hat üzerinden kullandığı, örgütle iltisaklı Pak-İş Sendikası üyesi olduğu, örgüte ait yayın organları olan Zaman Gazetesi, Aksiyon Dergisi ve Sızıntı Dergisine Aboneliğinin olduğu anlaşılmakla sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda bireyselleştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; ... [istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.]" Yargıtay Ceza Dairesi 18/2/2019 tarihinde temyiz talebinin reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Onama kararında, ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı henüz dosyaya gelmeden hüküm kurulmasının dosyadaki diğer delillerin suçun sübutu yönünden yeterli olması nedeniyle sonuca etkili olmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 10/4/2019 tarihinde öğrendikten sonra 16/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.