6. Hukuk Dairesi 2023/2386 E. , 2024/3777 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2230 E., 2023/581 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/692 E., 2022/572 K. 1) İlk Derece Mahkemesince diş kaplama protez tedavisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada; bilirkişi raporları çerçevesinde, davacının şikayet konusu olan protezleri, Yeditepe Üniversite…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2386 E. , 2024/3777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2230 E., 2023/581 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/692 E., 2022/572 K. 1) İlk Derece Mahkemesince diş kaplama protez tedavisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada; bilirkişi raporları çerçevesinde, davacının şikayet konusu olan protezleri, Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde yenilenerek ağız içi protetik durumu değişmiş olduğundan, davaya konu protezlerin ağız içi muayenesinin yapılamadığı, davacının ilk yaptırdığı protezinin değiştirilerek yeniden yapılması gibi davaya konu protezinin delillerinin ortadan kalkması sonucu ilk protezin tam bir değerlendirilmesi yapılamadığı, Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulu 29/04/2020/1941 karar nolu raporunda davacının şikayetlerinin bu tür işlemlerden sonra her türlü dikkat ve özene rağmen meydana gelebilecek komplikasyonlar olarak nitelendirildiği, diş hekimlerinin uygulamalarına tıbbi hata atfedilemeyeceği, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği,davalıya herhangi bir kusur atfedilmediğinden davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 2) Mahkeme kararının süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; ayıplı diş tedavisi ve hatalı protez iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davada davalı hastane yönünden davacı ile davalı arasında vekalet ilişkisi söz konusu olduğu, davalı hastaneye atfedilecek kusur bulunmadığı anlaşılmakla,davacı davasını ispatlayamadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 3) Bu karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava, eser sözleşmesi niteliğinde estetik amaçlı diş tedavi sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi, bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin bu vasfı gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Davacı, diş tedavisi ve protez amaçlı davalıya başvurmuş olduğuna göre, istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanmasının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır. Diğer yandan yüklenicinin borçları TBK'nın 471. maddesinde düzenlenmiş olup, “Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır” şeklindedir. Yüklenici olan hekimin bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunda, benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kuralların esas alınacağı açıklanmıştır. Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin (hekimin) sorumluluğundadır. Her ne kadar davacının dişleri arasında birkaç tane çürük bulunup tedavi edilse de ağızdaki tüm dişlerin kaplama yapıldığı dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerekirken vekalet sözleşmesi olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; aralarında bulunan hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu dikkate alınarak rapor alınması, taraflar arasındaki sözleşmedeki sonuç taahhüdünün gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi de hatalı olup, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 3 numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.