T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1331 - 2025/1591 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1331 KARAR NO : 2025/1591 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2024 NUMARASI : 2022/546 Esas - 2024/260 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/12/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1331 - 2025/1591 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1331 KARAR NO : 2025/1591 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2024 NUMARASI : 2022/546 Esas - 2024/260 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08/09/202 tarihinde davalı sigorta şirketince trafik sigortası ile sigortalanan, diğer davalının sürücüsü olduğu aracın davacıya ait araca çarptığını, davacıya ait aracın çarpmanın etkisiyle önde bekleyen araca çarpmak zorunda kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın asli kusurlu olduğunu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı için 17.011,59 TL tutarında harcama yapıldığını, oluşan bu hasar nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, zarar bedelinin karşılanması için davalılardan sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin 3.431,00 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, 37.569,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.569,00 TL’nin davalı ...'dan 08.09.2020 tarihinden, davalı Sigorta Şirketinden 26.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik ve hatalı bilirkişi kök ve ek raporuna dayanılarak verildiğini, değer kaybının hesaplamasında önemli bir kriter olan aracın kaza tarihindeki mevcut km ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, 54 kalem parça değişimi/işçilik nedeniyle aracın 2. el piyasa değerinin düştüğü ve bu düşüşün en az yapılan masraf kadar olduğunun açık olduğunu, ancak kök ve ek raporlarda 54 kalem parça değişimi/işçilik ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı gibi sadece internet üzerinden yapılan piyasa araştırması sonuçlarına dayanılarak rapor oluşturulduğunu, aracın kaza tarihi itibariyle 2.el araç piyasasında yaklaşık %85 oranında artış yaşandığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Haksız fiilden kaynaklanan, maddi tazminat taleplerinde zarar sorumlusu "gerçek zarardan" sorumlu olduğundan, kazaya bağlı zararın doğru şekilde hesaplanmış olması önemlidir. Kazaya bağlı gerçek zarar hesaplanmasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen ilke ve yöntemler nazara alınmalı, zararın artmasına, zarar görenin neden olması durumunda bu kapsamdaki zararlardan haksız fiil sorumlusu sorumlu tutulmamalıdır. Bu açıdan, değer kaybı zararlarının hesaplanmasında araç değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyularak değerlendirme yapılması, araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak tamir edildikten sonraki rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre ve varsa olay tarihinden önceki kazalarının değer kaybına etkisi de değerlendirilerek hesaplanması gerekir. Somut olayda; mahkemece dava konusu aracın davaya esas kazadan önceki tarihli kazalarının olup olmadığının açıkça araştırılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da aracın hasar kaydının nazara alınması gerektiği belirtildiği halde bu hususta denetlenebilir verilere yer verilmediği, raporda aracın km kaydının da belirlenemediğinin bildirildiği ve bu şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmakla bu haliyle raporun hüküm vermeye ve denetime elverişli olmadığı, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen şekilde dava konusu aracın varsa dava konusu kazadan önceki tüm kazalarına ilişkin hasar bilgi ve belgeleri getirtilerek, aracın modeli, markası, kilometresi ve özelliklerine göre olay tarihindeki hasarsız hali ile 2. el piyasa rayiç değeri ile kaza sonucu oluşan hasarları onarıldıktan sonraki hali ile yine olay tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinin eskpertiz raporundaki değer de nazara alınarak, denetime elverişli şekilde dayanak emsallerin de belirtilmesi ile bilirkişiden ek rapor alınması, akabinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17/04/2024 tarihli, 2022/546 Esas - 2024/260 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden davacının sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.