Başvuru, şeflik görevinden alınmaya ilişkin işleme karşı açılan davanın reddedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, şeflik görevinden alınmaya ilişkin işleme karşı açılan davanın reddedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bireysel başvuru 9/4/2015 tarihinde yapışmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Ödemeler Daire Başkanlığında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan başvurucu, dokuz kişilik şef kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavına katılarak 84 puan ile dokuzuncu asil sırada başarılı olmuştur. Anılan sınav sonucuna göre 2/6/2004 tarihinde şef kadrosuna atanmıştır. Söz konusu görevde yükselme sınavına katılarak başvurucunun ardından birinci yedek sırada sınavı kazanan kişi tarafından görevde yükselme yazılı sınavının sorusunun hatalı olduğundan bahisleaçılan davada, Ankara İdare Mahkemesi 24//2/2006 tarihinde, sorunun test tekniğine uygun sorulmadığı sonucuna vararak söz konusu sorunun iptal edilerek davacının yeni durumuna göre tekrar değerlendirmeye alınmasına karar vermiştir. Anılan kararın uygulanmasını teminen görevde yükselme sınavına katılanların başarı listesinin yeniden düzenlenmesi sonucunda başvurucunun onuncu sırada ve birinci yedek olarak başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine 10/5/2006 tarihli işlemle başvurucunun şef kadrosuna yapılan ataması iptal edilerek eski görev unvanı ile naklen atanmasına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından anılan işlemin iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesine (Mahkeme) dava açılmıştır. Mahkeme 30/4/2008 tarihindedavanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, Ankara İdare Mahkemesi kararının doğurduğu hukuksal sonuç gereği görevde yükselme sınavının sorusunun hatalı olması nedeniyle değerlendirme dışı bırakılarak diğer sınav soruları esas alınmak suretiyle sınava girenlerin başarı durumlarının değerlendirilmesinde ve atamaların bu yeni sıralama esas alınarak yeniden gerçekleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca, 9 kişilik şef kadrosu için yapılan sınavda iptal edilen soru için bütün adaylara bir doğru soru karşılığı puan verilse dahi bütün adayların puanları bir doğru soru karşılığı puan kadar yükseleceğinden, adaylar arasındaki sıralamada bir değişiklik olmayacağı ve başvurucunun birinci yedek sırasının değişmeyeceği vurgulanmıştır. Başvurucu, anılan kararı temyiz etmiştir. Danıştay İkinci Dairesi (Daire), iptal edilen sınav sorusunun doğru cevaplandırıldığı kabul edilerek değerlendirmenin yapılması gerektiği gerekçesiyle 6/5/2009 tarihinde Mahkeme kararını bozmuştur. İdarenin karar düzeltme istemi, Dairenin 15/12/2009 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Mahkeme, bozma ilamına istinaden yaptığı yargılamada 3/2/2010 tarihinde önceki kararında ısrar ederek davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun kararı temyiz etmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (Kurul) 29/6/2012 tarihinde anılan ısrar kararının onanmasına ve davanın reddine oy çokluğu ile karar vermiştir. Karşıoy görüşünde, şef kadrosu için açılan sınavda başarılı olan davacının aradan geçen iki yıldan sonra hiçbir kişisel kusur ve hilesi bulunmaksızın eski görevine iade edilmesinin idari istikrar ilkesine aykırı olduğu vurgulanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi, Kurulun 11/11/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 13/3/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları"kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir…” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bariz bir şekilde keyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün kabul edilebilir olup olmadığına karar vermenin kendi görevi olmadığını kararlarında ifade etmektedir. AİHM, kanıtların elde edilme yöntemi de dâhil olmak üzere yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını ve Sözleşme’deki bir hakkın ihlali söz konusu ise tespit edilen ihlalin niteliğini inceleme konusu yapmaktadır (Jalloh/Almanya [BD], B. No: 54810/00, 11/07/2006, § 95; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03, 1/2/2011, § 125; Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya, B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 699).