4. Hukuk Dairesi 2011/781 E. , 2012/5913 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Koza İpek Gaz. ve Yay. A.Ş adına ... aleyhine 29/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…
**4. Hukuk Dairesi 2011/781 E. , 2012/5913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Koza İpek Gaz. ve Yay. A.Ş adına ... aleyhine 29/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı şirket tarafından çıkarılan ... isimli gazetenin 28.7.2009 günlü sayısında davalı ... tarafından yazılan "Konuş Bakalım ... ... Meraktayız, ne diyeceksin ? " başlıklı yazının hakkında ağır isnat ve suçlamalar içerdiğini, görevini kötüye kullanan, yasa dışı işler yapan PKK, ... ve faili meçhul cinayetlerin sanıklarını koruyan, soruşturma yapan ve yargılayan savcı ve hakimlerin görevden alınması için çalışan korsan kararname hazırlayarak çalışmaları engelleyen, kirli ilişkiler içerisinde bulunan ve kriz çıkaran şüpheli bir kişi olarak gösterildiğini belirterek yayının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalılar, köşe yazısının basın özgürlüğü sınırları içerisinde hazırlandığını, ... 'ın 10 yıl önceki yazısından değil, gündemi oluşturan 23.07.2009 tarihli yeni yazısından yola çıkılarak yazıldığını, dava konusu yazının güncel olduğunu, yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu ve ifade ile konu arasındaki düşünsel bağa özen gösterilerek kamuoyunun bilgisine sunulduğunu, basın özgürlüğü ve hukuka uygunluk sınırları içinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkemece; davaya konu yayının genelinde davacının kişilik haklarına saldırı bulunduğu, ... ile ilgili yorumların güncelliğinin olmadığı, özellikle " Hakimlik mesleğine aykırı durum...tutuklu ...'ün Komutanının bağevinde ağırlanma....haydaaaa...bu nasıl iş bu adam hakkında çıkan iddianın hiç birine çıkıp cevap vermiyor....Ergenekon sanıkları ile birlikte olduğu fotoğrafa ne diyecek.... ...'ı ... suikastı sanığı ile Bakanın iznine rağmen görüştürmemeye ne diyecek....Ergenekon Hakim ve Savcılarının yerlerini değiştirmeye çalışmaya çabalayarak HSYK'yı kilitlemesi...pisliğe bulaştığında ...azizler gibi günahtan berî tutulmuş olma...madalyayı boynuna kim taktı ? yoksa derin Devlet sanıldığından daha mı derin ? " seklindeki sözcük, deyim ve tamlamalarının davacının kamu oyunda bilinen kişilik haklarını ihlal edici mahiyette olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.