19. Ceza Dairesi 2015/23039 E. , 2016/676 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- S…
**19. Ceza Dairesi 2015/23039 E. , 2016/676 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanığın, defter ve belge gizleme ile 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçlarını işlediğinin iddia olunması, sanığın savunmasında kahvehanede tanıştığı ...’ın teklifi ile işyeri açılması teklifini kabul ederek adına vergi kaydı açıldığını, işyeri ile ilgisinin bulunmadığını, sahte fatura düzenlemediğini beyan etmesi, 08.10.2012 tarihli dilekçesi ile de ... ve bu konuda bilgisi olan kişilerin isim ve adreslerini vererek tanık olarak dinlenmelerini talep etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun... Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesi gerekeceğinden, vergi inceleme ve tekniği raporlarında varlığından söz edilen suça konu faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, ayrıca sanığın savunmasında ve dilekçesinde ismi geçen kişilerin tanık olarak dinlendikten sonra gerekirse suça konu fatura ve sanığın mükellefiyetine konu defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı imza incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Kabule göre de; a- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında "zarar giderilmediğinden ve vergiler ödenmediğinden" bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,