11. Hukuk Dairesi 2020/8328 E. , 2022/3509 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.12.2018 tarih ve 2017/415 E- 2018/926 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.10.2020 tarih ve 2019/636 E- 2020/952 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incel…
**11. Hukuk Dairesi 2020/8328 E. , 2022/3509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.12.2018 tarih ve 2017/415 E- 2018/926 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.10.2020 tarih ve 2019/636 E- 2020/952 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 24/07/2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, müvekkiline devredilen bölgede daha önce davalı tarafından yürütülen elektrik dağıtım faaliyetlerinin 27/05/2013 tarihli hisse satış sözleşmesiyle müvekkili şirkete geçtiğini, İHDS 7.maddesi gereğince sözleşmenin imza tarihinden önce dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklı her türlü hukuki ve cezai sorumluluk TEDAŞ'a ait olduğunu, dağıtım faaliyetlerinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen olay nedeniyle Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/368 esas sayılı dosyasında görülen dava sonucu verilen kararın onanarak kesinleştiğini, mahkeme ilamı gereğince müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 117.428,10 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, İHDS uyarınca düzenlenen bilançolarda geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerin kesinleştiğinden davacının alacak talep edemeyeceğini, açılan davaya ilişkin bildirim yükümlüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının rücuya esas davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.