11. Ceza Dairesi 2024/823 E. , 2024/10973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi A. Sanık ... hakkında Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde: Sanık hakkında 2011 takvim yılında "kayda konu işlemlerle ilgisi olmayan kişiler adına hesap açmak" ve "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçlarından açılan kamu davasında; sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasının 1 ve 2. be
**11. Ceza Dairesi 2024/823 E. , 2024/10973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi A. Sanık ... hakkında Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde: Sanık hakkında 2011 takvim yılında "kayda konu işlemlerle ilgisi olmayan kişiler adına hesap açmak" ve "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçlarından açılan kamu davasında; sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasının 1 ve 2. bentleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, 31.12.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ...'un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... hakkında Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde: 1.Sanık hakkında 2011 takvim yılında "kayda konu işlemlerle ilgisi olmayan kişiler adına hesap açmak" ve "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçlarından ve 2012 takvim yılında "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçundan açılan kamu davasında; UYAP üzerinden yapılan incelemeye ve dosya kapsamına göre, sanık hakkında aynı veya farklı takvim yıllarında gerçekleşen aynı veya benzer nitelikteki eylemler nedeniyle derdest dava dosyaları ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, sanık hakkında aynı veya benzer nitelikteki eylemler nedeniyle açılan dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, mümkünse davaların birleştirilmesi aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya arasına alınması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığı veya TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek nitelikte olduğunun anlaşılması halinde ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.03.2016 tarihli ve 2014/487 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilamında belirlediği ilkeler uyarınca, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2.Kabul göre de; a."Kayda konu işlemlerle ilgisi olmayan kişiler adına hesap açmak" suçunun 213 sayılı Kanun'un 359/a-1 maddesinde, "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçunun ise aynı Kanun'un 359/a-2 maddesinde düzenlendikleri, her iki suçun birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği, her suç için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hangi suçtan hüküm kurulduğu belirtilmeden "Vergi Usul Kanununa muhalefet" suçundan hüküm kurulması, b.Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.