Başvuru, bir mesleki üst kuruluşun başkanına yönelik eleştiriler dolayısıyla verilen adli para cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir mesleki üst kuruluşun başkanına yönelik eleştiriler dolayısıyla verilen adli para cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 1964 doğumlu olan başvurucu, gazeteci ve iletişimcidir. Birçok sivil toplum kuruluşunun üyesi olan başvurucu, Cumhuriyet Halk Partisinde parti meclis üyeliği ve genel başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuş; ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönem İstanbul milletvekili olarak seçilmiştir. Müşteki R.H. ise başvuruya konu ifadenin kullanıldığı dönemde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin başkanı olup kamuoyunca yakından takip edilen tanınmış bir kişidir. Bir haber sitesi 7/3/2018 tarihinde, müştekinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapmış olduğu açıklamaları "[R.H.]: Kadınlarımız petrol ve doğal gazdan daha kıymetli hazine" başlığı ile haberleştirmiş ve www.twitter.com (Twitter) isimli sosyal paylaşım sitesinde paylaşmıştır. Başvurucu ise söz konusu habere bağlantı vererek Twitter'daki kişisel hesabından bir paylaşımda bulunmuştur. Başvurucunun paylaşımı "size tezek bile diyemeyeceğiz bu kıyasta [R.H.] 8 Mart saçmalamasında büyük ödülü aldınız tebrikler" şeklindedir. Müşteki 10/11/2018 tarihinde vekili aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle şikâyette bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucu hakkındaki soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmesi gerektiğini belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 25/10/2019 tarihli iddianame ile başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Yargılamayı yapan Ankara Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 16/1/2020 tarihinde başvurucunun hakaret suçundan 290 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Her ne kadar sanık savunmasına söz konusu yorumu katılanın kadınlar hakkında yaptığı ve kendisine göre hakaret içeren konuşmaya cevap olarak ve kadınları benzettiği Petrol ve Doğalgaz gibi yakıtlardan olan Tezek benzetmesinde bulunduğunu savunmuş ise de; Türk Dil Kurumu sözlüğünde Tezek kelimesi araştırıldığında isim Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısı. isim, halk ağzında Sıkışmış, kuru toprak parçası, kesek. Sonuçlarına erişilmiştir. Bu durumda sanığın katılana yönelik 'size tezek bile diyemeyeceğiz, bu kıyasta' şeklindeki paylaşımında kullandığı tezek kelimesi Anadoluda kullanılan yakıt olsa da sonuçta sığır dışkısının ismidir. Bu nedenle bir kişiye tezek bile diyemeyeceğiz şeklinde hitabda bulunmak onun sığır dışkısından da değersiz biri olduğu isnadında bulunma olarak kabul edilecektir.Sanık savunmasında katılanın kadınlar hakkında kullandığı yorumda kadını benzettiği petrol ve doğalgazın fosil yakıt olduğunu bundan dolayı bir kadın olarak tahrik altında kaldığını ve katılanı verimsizliğini görerek tezeğe benzettiğini, bu nedenle bu yorumu yaptığını bildirmiştir. Bunun eleştiri kapsamında kalmasını Anayasamızın 25 ve devamı maddelerinde düzenlenen ifade özgürlüğü kavramı ile Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin Maddesindeki ifade özgürlüğü evrensel ilkeleri kapsamında değerlendirilmesini istemiştir. Ancak bir kişiye sığır dışkısından da değersizsin şeklinde ithamda bulunmak ifade özgürlüğünü aşan ve doğrudan hakaret içeren bir davranış olarak Mahkememizce kabul edilmiştir. Katılanın kullandığı cümlelerde kadın hakkında söylediği sözlerin ilk okuyuşta kadın olan sanık üzerinde kadını aşağılama olarak algılanabilmesi mümkündür. Petrol ve Doğalgaz oluşumu itibari ile fosil yakıtlardandır. Ancak ekonomik olarak değerlidir. Sanığın katılanı benzettiği tezek ise hayvan dışkısı olup ekonomik olarak Petrol ve Doğalgazdan daha az bir değere sahiptir. Yine de Mahkememizce katılanın söylediği sözlerin sanık üzerinde cinsiyet olarak kadın olması sebebi ile bir tahrik oluşturduğu ve bu tahrik altında sanığın söz konusu yorumu yaptığı kabul edilerek sanık hakkında lehine olan TCK 129/3 maddesi uygulanmak sureti ile cezasında indirim yapılmıştır" Bu karar başvurucuya 16/1/2020 tarihinde tefhim edilmiş, başvurucu 14/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır...(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.... (4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. 5237 sayılı Kanun'un "Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir"B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Koray Çalışkan, B. No: 2014/4548, 5/12/2017, §§ 17-23; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-