Başvuru, idari işlemin iptali istemiyle açılan davada hakkaniyete aykırı, gerekçesiz karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari işlemin iptali istemiyle açılan davada hakkaniyete aykırı, gerekçesiz karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmış, idari para cezasının tahsili amacıyla da ödeme emri düzenlenmiştir. Ödeme emrine karşı açılan dava, "ödeme emri içeriği alacağa karşı açılan dava reddedildiği, alacak hukuka uygun olduğu" gerekçesi ile reddedilmiştir. Başvurucu 16/7/2013 tarihinde dava açmıştır. Danıştay Ondördüncü Dairesi27/11/2018 tarihinde kararı onamış, hüküm 17/12/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, idari para cezasına konu taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapının3194 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce yapıldığı için bu kanun uyarınca para cezası kesilmesinin kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğunu, soruşturma zamanaşımı dikkate alınmaksızın ceza verilmesinin hukuk güvenliği ilkesini ihlal ettiğini, mahkemelerce iddialarının karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 18/1/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.