T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/904 Esas KARAR NO :2025/902 DAVA: İİK 89 md nedeniyle 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ:09/12/2025 KARAR TARİHİ:25/12/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı alacaklı tarafından, dava dışı asıl borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz…
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/904 Esas KARAR NO :2025/902 DAVA: İİK 89 md nedeniyle 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ:09/12/2025 KARAR TARİHİ:25/12/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı alacaklı tarafından, dava dışı asıl borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu takibi başlatıldığını, söz konusu takibe yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle takip borçluları bakımından takibin kesinleştiğini, Bu aşamadan sonra davalı alacaklının, alacağını tahsil edebilmek amacıyla müvekkiline yönelerek İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerini gönderdiğini, ancak söz konusu haciz ihbarnamelerin müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, tebligat işlemleri kanuna ve usule aykırı olarak gerçekleştirildiğini, bu sebeple müvekkilinin, yasal haklarını süresi içerisinde kullanma imkânından mahrum bırakıldığını, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edemediğini, Hukuka aykırı biçimde üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin 26.11.2025 tarihli tebliği üzerine müvekkilinin, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde düzenlenen 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde, kendisinin takip borçlusu olan şirketlere karşı herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle işbu menfi tespit davasını açmak zorunda kaldığını, dava dışı borçlu şirketlerin müvekkilinden alacağı olmadığı dikkate alındığında açıkça mülkiyet hakkının, ticari itibarının ve hukuki güvenliğinin ihlali anlamına geldiğini, Müvekkilinin takip borçluları olarak gösterilen ...Danışmanlığı Limited Şirketi ile ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi şirketlerine karşılık dava konusu haciz ihbarnamelerine dayanak gösterilebilecek nitelikte herhangi hak ve alacağının bulunmadığını, bu şirketlerin, müvekkili ...'e karşı mevcut veya müstakbel herhangi bir alacağının söz konusu olmadığını beyanla: Öncelikle müvekkili ... bakımından .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının teminatsız olarak durdurulmasına, haklı davanın esastan kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; İİK'nun 89.maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2025/... takip sayılı dosyasının incelenmesinden; davalı ... Ltd Şti tarafından, 09/04/2025 ve 02/05/2025 düzenleme tarihli çeklere dayanılarak, dava dışı borçlular ... Danışmanlık Anonim Şirketi, ...Danışmanlığı Limited Şirketi, ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Ve ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacıya da bu takip nedeniyle 3. kişi sıfatıyla haciz ihbarnameleri gönderildiği anlaşılmıştır. Dava dosyasında her ne kadar nisbi harcın tamamlanması konusunda ara karar oluşturulmuş ise de davacı tarafça verilen kesin süre içinde nisbi harcın tamamlanmadığı, ayrıca oluşturulan ara kararın yerinde olmadığı, davanın maktu harca tabi olup, davacı tarafça harcın yatırıldığı görülmüştür. Davanın açıldığı tarihte İİK'nun 89.maddesinden kaynaklanan menfi tespit davalarında, üst mahkemeler arasında görevli mahkemenin tayininde uygulama birliği bulunmazken, yargılama aşamasında Yargıtay 11. HD.'nin 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı kararı ile bu davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu içtihat edilmiştir. Yargıtay'ın bu kararı doğrultusunda, somut olay ele alındığında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesidir, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmadığı sabit olup, davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, 6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda karar verildi.25/12/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır