TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 03/04/2023 NUMARASI : 2022/269 Esas 2023/266 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigortasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki sigorta tazminatı istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı taraf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/887 Esas 2025/1768 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/887 KARAR NO : 2025/1768 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 03/04/2023 NUMARASI : 2022/269 Esas 2023/266 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigortasından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki sigorta tazminatı istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; ... plaka sayılı 2013 model ... marka aracının davalı şirket tarafından 05/10/2020-2021 tarihlerinde 78622498 numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, aracın, 08/07/2021 tarihinde ... sevk ve idaresinde iken kaza yaparak hasarlandığını, yapılan ekspertiz incelemesinde araçta 28.449,80-TL hasar belirlendiğini, hasar bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını ancak başvurusunun sonuçsuz kaldığını, davalının 22/08/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 28.449,80-TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; Davaya konu kazayı gerçekleştiren ...'un görevlendirilen ekspere ve kaza günü verdiği beyanında havanın yağmurlu ve yerlerin ıslak olduğunu, kendisinin bir an gözlerinin karardığını ve sonucunda kazanın gerçekleştiğini beyan ettiğini, ancak oto müşterek kati ekspertiz raporundan ve dosyaya sunulan kaza yeri fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere havanın güneşli ve yerlerin kuru olduğunu, gerçekleşen kazanın şaibeli olduğunu düşündüklerini, bu nedenle ödeme yapılmadığını, araç sahibi ...'nin tek taraflı kazaya karışan aracı ... Kargoya kiraladığının anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tespite konu araçla ilgili tespit edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, KDV talebinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davaya konu aracın kaza neticesinde uğradığı hasarın sigorta teminat kapsamında yer aldığı, dava açılmadan evvel alınan ekspertiz raporu irdelenmek suretiyle tanzim olunan raporda hasar tutarının kaza ile uyumlu ve piyasa koşullarına uygun olduğunun belirlenmiş olduğu, davalı sigorta şirketi vekilinin ''aracın rent a car faaliyetine konu edildiği'' savunmasının dosya kapsamına göre ispat edilememiş olduğu, buna göre savunmaya itibar edilmesinin olanaklı olmadığı gerekçesiyle; " davanın kabulü ile 28.449,80-TL'nin 24/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta tarafından istinaf kanun yoluna bavurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsü ...'un çelişkili beyanlarının kazanın şaibeli olduğunu gösterdiğini, aracın maliki olan davacı ...'nin aracı kaza tarihinde ... Kargoya kiraladığının ve sigortaya bilgi vermediğinin anlaşıldığını, bu nedenle rizikonun teminat dışı kalıp sorumluluğu bulunmadığını, aksinin kabulü halinde ise % 50 oranında tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, kasko genel şartlarının dikkate alınmadığını, davacı talebinin fahiş olduğunu, KDV'den sorumlu olup avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; trafik kazası kaza sonucu sigortalı araçta oluşan hasar tutarının kasko sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı; 08/07/2021 tarihinde ve poliçe vadesinde meydana gelen trafik kazası ile sigortalı ... plakalı aracının, sürücü ... sevk ve idaresinde iken seyir sırasında sürücünün rahatsızlanması ile direksiyon hakimiyetini kaybıyla tek taraflı gerçekleşen kaza neticesinde hasarlandığını, davalı sigortanın, talebine rağmen ödeme yapmadığını belirterek ekspertiz sonucu hesaplanan 28.449,80-TL kasko tazminatının davalı sigortadan tahsili istemiyle elde ki davayı açmış, Davalı; sürücü beyanları çelişkili olup sigortalı aracın kargo şirketine kiralandığı yönünde tespitler bulunmakla ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; davalı sigorta şirketinin savunmalarını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacıya ait sigortalı ... plakalı ... marka, 2013 model araca ait kasko sigorta poliçesinin, taraflar arasında ve 05/10/2020 - 05/10/2021 tarih aralığına ilişkin düzenlendiği ve rizikonun vade içinde gerçekleştiği ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; söz konusu kaza sırasında sigortalı aracın rent a car faaliyetine konu edilip edilmediği bir başka deyişle sigortanın bilgisi dışında kargo şirketine kiralanması nedeniyle rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı, davacı sigortalıya ödenmesi gereken hasar tazminatı olup olmadığı, varsa tutarının ne olabileceği hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Somut olay; 08/07/2021 tarihinde saat 16:37 de, Ankara İli, Çankaya İlçesinde, sürücü ...’ un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Tellikaya Sokak üzeri seyirle geldiği Tanyeli Sokak kavşağında rahatsızlanıp düz seyirle Deniz İkmal Komutanlığı'na ait duvara ve demir korkuluğa çarparak fiber optik kablo ve elektrik kablosu üzerinde duruşa geçtiği maddi hasarlı trafik kazasıdır. Sürücü alınan beyanlarında; seyir sırasında bir an gözünün karardığını, havanın yağışlı olduğunu, tansiyonunun düşerek ayağının gaza takılı kaldığını, düz sürüşle duvara çarptığını, hemen 155'i arayarak polis çağırdığını ve araç sahibi arkadaşına haber verdiğini belirtmiş olup araç maliki davacının da benzer şekilde beyanda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmış, beyanlar arasında bir çelişki görülmemiştir. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı kapsamında; kazanın 08/07/2021 tarihinde, yerleşim yeri içinde gündüz vakti meydana geldiği, olayda ... plakalı araç sürücüsü ...’un; 2918 sayılı KTK 52/1-b “Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür. Hemen belirtmek gerekirse işbu davada; davacı sigortalı tarafından, hasar tazminatının kasko sigortacısı olan davalıdan talep edildiği, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tüm deliller toplanarak alınan bilirkişi kurulu raporunda, kaza tespit tutanağı ile davacı tarafından yapılan ekspertiz incelemeleri de değerlendirilmek suretiyle özetle; "Hasar yönünden yapılan değerlendirmede; hasar resimlerinden, ekspertiz raporundaki parça ve işçilik kısımlarından anlaşılacağı üzere ... plakalı aracın çarpışma neticesi, darbe alarak tüm kaporta aksamının ve elektrik ve mekanik kısımlarının hasarlandığı, ekspertiz raporundaki onarım bedellerinin; hasar fotoğraflarındaki hasarlı kısımların hasar raporları ile uyum sağladığı, hesaplanan hasar bedelinin 2021 yılı rayiçlerine uygun olduğu ve kazalı aracın aldığı darbe ile uyumlu olduğu, zararın miktarına ilişkin belirlenen zarar kalemlerinin olayın oluşumuna uygun ve fotoğraflarla uyumlu olduğu, parça malzeme ve işçilik olmak üzere kaza tarihi olan 08/07/2021’de; toplam hasar bedelinin (kdv dahil) = 33.064,20 TL zarar miktarı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, yine sigorta hukuku yönünden yapılan değerlendirmede; Hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1409/2 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğü, Sigorta şirketinin hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiği, dosyada yer alan delillerin incelenmesi neticesinde; davaya konu hadisenin sigorta himaye süresi içerisinde meydana geldiği, gerçekleşen hadisenin Genel Şartlar arasında yer alan teminatlar dahilinde kaldığı tespit edildiği, sigorta şirketince, aracın rent a car faaliyetine konu olması nedeniyle hasarın reddi gerektiği yönünde görüş belirtilmişse de; Yargıtay'ın bu tür davalardaki görüşünün bu hususun sigorta şirketince ispat edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, dosya içerisinde aracın kaza esnasında kiralamaya konu olduğunu ispatlar somut bir belge yer almamakta olup bu durumda; gerçekleşen rizikonun sigorta poliçesi Genel Şartları gereğince teminat dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin iddiasını somut delillerle ispatlayamadığı görüş ve kanaatine varıldığı... " hususları belirlenmiş olup mahkemece, rapor hükme esas alınmıştır. Makine ve sigorta bilirkişileri tarafından düzenlenen raporun bu haliyle hükme ve denetime elverişli olduğu Dairemizce de değerlendirilmekle, rapora yönelik itirazların ve davalı sigortanın bu hususlara ilişkin tüm istinaf istemlerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1409/2 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Sigorta şirketi hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamalıdır. Hal böyle olunca somut dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporunun olayın oluşuna, denetime ve hükme elverişli bulunması, eldeki davada, davalı yanca, sigortalı tarafından aracın rent a car faaliyetine konu edildiği ileri sürülmüş ise de, davalı sigorta iş bu iddiasını ispata elverişli dosyaya somut bilgi belge sunamamış olup ispat yükü üzerinde olan davalı sigorta şirketinin iş bu iddiasını usulünce ispatlayamadığının açıkça anlaşılması, rapor kapsamında belirlenerek mahkemece de benimsenen oluşun aksinin davalı tarafından usulünce kanıtlanamaması, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/5479-12776 E.,K. sayılı ve 26/11/2015 tarihli kararında da belirtildiği üzere kasko sigorta şirketinin, meydana gelen riziko nedeniyle gerçek zarar tutarı dahilinde iskontosuz parça bedelini tazmin etme yükümlülüğü bulunması, yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/3880 E., 2019/1544 K. Sayılı ve 14/02/2019 tarihli kararında belirtildiği üzere kasko sigorta şirketinin meydana gelen riziko nedeniyle gerçek zarar tutarı dahilinde bulunan KDV’yi de tazmin etme yükümlülüğü bulunması, mahkemece, bu hususlar gözetilerek talep gibi KDV dahil 28.449,80-TL alacak yönünden davacı sigortalının haklı olduğunun kabulü ile bu tutar üzerinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması, davalı sigorta şirketinin, davanın mutlak ticari dava olma niteliği dikkate alındığında avans faizinden sorumlu tutulmasının isabetli olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 1.943,41-TL harçtan peşin alınan 512,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.431,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi