11. Ceza Dairesi 2022/11343 E. , 2024/6641 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1043 E., 2022/2214 K. SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin bir…
**11. Ceza Dairesi 2022/11343 E. , 2024/6641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1043 E., 2022/2214 K. SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/701 Esas, 2020/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1043 Esas, 2022/2214 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan incelemede, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına; sanığın defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) bendi 359 uncu maddesinin üçünü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50 ve 52 inci maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, tebligatın usulsüz olduğuna ve sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına, bu nedenle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında dava şartı olan mütalaaya uygun olarak defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; defter ve belgeleri isteme yazısının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşmalı olarak yapılan incelemede; isteme yazısının sanığın Mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olması sebebiyle tebliğin yapılamaması üzerine aynı adrese ikinci kez tebliğe gönderildiği, bu tebliğin de yapılamaması üzerine 213 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre tebliğ işleminin gerçekleştiği, sanığın da savunmasında bu adresi oturduğu adres olarak bildirdiğinden tebliğ işleminin usulüne uygun yapıldığının kabul edildiği, belirtilen süre içerisinde defter ve belgeleri ibraz etmediği için atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, yine özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşılmakla Tenliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1043 Esas, 2022/2214 Karar sayılı kararında sanık müdafii. katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesine , Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.