1. Hukuk Dairesi 2012/845 E. , 2012/4457 K. "" MAHKEMESİ : ÜSKÜDAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,kayden maliki olduğu 9 nolu bağımsız bölümün çatı katındada odası bulunduğu halde, davalı H.projesine aykırı olarak düzenleme yaparak haksız olarak çatı katındaki 24.08 m² lik odayı kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesi istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, projesi…
**1. Hukuk Dairesi 2012/845 E. , 2012/4457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÜSKÜDAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,kayden maliki olduğu 9 nolu bağımsız bölümün çatı katındada odası bulunduğu halde, davalı H.projesine aykırı olarak düzenleme yaparak haksız olarak çatı katındaki 24.08 m² lik odayı kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesi istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, projesine aykırı olarak düzenlenen çekişmeli bölümün kayden davacı adına kayıtlı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, dahili davalılar vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; kat irtifakı kurulu 6 parsel sayılı taşınmazda çatıda odası bulunan daire nitelikli 9 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, anılan bağımsız bölümün çatı arası dubleks bölümünün davalı H.D.'nin kullanımında olduğu, yargılama sırasında davalının ölümü üzerine mirasçılarının davaya dahil edildiği sabittir. Ne varki; mirasçılarının tamamının açtıkları davada Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/986 esas 2010/56 karar ve 4.2.2010 tarihli kararı ile H.D.'nin mirasının kayıtsız şartsız red ettiklerinin tespit ve tesciline karar verildiği, temyiz edilmeksizin 22.6.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylem niteliği taşıyan elatmanın önlenmesi davalarında, taşınmaz kimin tasarrufunda ise husumet ona yöneltilmek suretiyle açılması gerekir. Somut olayda, husumet kendine tevcih edilen H.D.'nin ölümü üzerine mirası hükmen reddetmiş olan mirasçılar dahili dava yoluyla davaya dahil edilmişlerdir. Hemen belirtilmelidir ki, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesine yasal olanak bulunmadığı gibi, kendisinin lehinde veya aleyhinde bir hüküm kurulması da mümkün değildir. Hal böyle olunca, mirası reddetmiş olan dahili davalılar hakkındaki davanın kabul edilmesi doğru olmadığı gibi; kabule görede, davada usulü dairesinde açılmış eski hale getirme isteği olmadığı halde bu yönde kabul kararı verilmeside isabetli değildir. Dahili davalılar vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.