(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/9888 E. , 2008/10682 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 15/05/2008 Nosu :261/D.İş Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İhtiyati haciz isteyen vekili 2 adet bonoya istinaden ihtiyati haciz is…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/9888 E. , 2008/10682 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 15/05/2008 Nosu :261/D.İş Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İhtiyati haciz isteyen vekili 2 adet bonoya istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece keşideci hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, şirket adına keşideci olarak imza atan M.Sezai Arslan’ ın kendisini lehtar göstermesinin bonoyu geçersiz kıldığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, bonodaki yetki kaydına göre, yetki itirazının yerinde olmadığı, sair itirazlarının ise İİK’ nun 265.maddesi kapsamında olmadığı belirtilerek tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden vekili kararı temyiz etmiştir. Kural olarak temsilci üçüncü kişiye karşı bir hukuki muamelede bulunur. Bir kişinin bir veya birkaç gerçek veya tüzel kişiyi temsil etmesine bir engel bulunmamaktadır. Yine kural olarak temsilci kendi kendisiyle sözleşme yapamaz. Ancak çifte temsil halinde temsilciye çifte yetki verilmişse veya böyle bir muameleden dolayı temsil olunanın zarara uğrama ihtimali yoksa çifte temsil geçerlidir. (Y. 19.H.D., 04.11.2004 T, 2004/1690 Esas., 2004/10998K.) Somut olayda dava konusu bono yönünden açık bir yetki verildiği anlaşılmadığı gibi temsil olunan, bono ile borç altına girdiğinden zarara uğrama ihtimali vardır. Ayrıca, poliçeye ait hükümlerden hangilerinin bonoya uygulanacağını gösteren TTK’ nun 690.maddesinde, poliçe ile ilgili 585.maddeye bir atıf yapılmadığından, genellikle, bir kimsenin “ kendi emrine” bono tanzim edemeyeceği kabul edilmektedir. Başka bir deyişle, bono tanzim eden kendisini lehtar olarak gösteremez. Aynı şekilde, 690.maddede 585.maddeye atıf yapılmamış olduğu için bir bononun “üçüncü şahıs hesabına” düzenlenmesine de imkan yoktur (Öztan, F.:Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, s. 987). ../.. (2) Yukarıda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde ihtiyati haciz talebine konu senedin bono vasfında olup olmadığı üzerinde durularak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, itirazın İİK’ nun 265.maddesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 06.11.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) Aslı gibidir. Karşılaştırıldı. S:K -Karşı Oy Yazısı- Ticaret Kanunu’ muzun kıymetli evrakı düzenleyen üçüncü kitabında, 590 dışında, temsil ile ilgili özel bir hüküm yoktur. Borçlar Kanununun temsile ilişkin hükümlerinin kıymetli evrak içinde uygulama alanı bulacağı açıktır. (TTK’ nun I.md)