(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2685 E. , 2012/14944 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalı ...’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna …
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2685 E. , 2012/14944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili davalı ...’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz üzerindeki hacizler ve ipotekle birlikte 19.10.2009 tarihinde 16.000.00TL bedelle borçlu davalı ... tarafından davalı ...’a satılmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 42.975.92 TL. olduğu bildirilmiştir. Böylece ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş farkın olduğu görülmekte ise de üçüncü kişi konumundaki davalı taşınmazın ipotek bedeli olarak 50.000.00TL yatırdığına ilişkin banka dekontu ibraz etmiştir. Bu nedenle ödenen ipotek bedeli dahil edildiğinde ivazlar arasında fahiş farkın varlığından söz edilemez. Dosya kapsamından davalı ...’nin kötü niyetli olduğuna ilişkin yeterli kanıtta bulunmamaktadır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde diğer yasal delillerden söz ettiğine göre yemin deliline de dayanmış olmaktadır. Bu durumda davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılması ve yemin delilini kullanması halinde davalı üçüncü kişi ...’a usulüne uygun yemin teklif edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ile ...'a geri verilmesine 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.