İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin enerji içecekleri üretimi ve satışını yaptığını, davalının talebi ile Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/224 değişik iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkilinin ürettiği satışa hazır ürünlere el konulduğunu, t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1174 KARAR NO: 2026/247 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:11/07/2025 NUMARASI: 2021/499 E. - 2025/167 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin enerji içecekleri üretimi ve satışını yaptığını, davalının talebi ile Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/224 değişik iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile müvekkilinin ürettiği satışa hazır ürünlere el konulduğunu, tedbir kararına itiraz üzerine Yargıtayca tedbir kararının kaldırıldığını, haksız tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... içeceğinin ambalaj tasarımına ilişkin TPE'de tescil kaydının bulunduğunu, davacının iltibas suretiyle tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden "... + şekil" markasına havi enerji içeceği üreterek piyasaya sürdüğünden dolayı Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/224 değişik iş sayılı dosyasından tedbir kararı verildiğini, esas davanın Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/73 Esas sayılı dosyasına açıldığı yargılamanın devam etmekte olduğunu, HMK.nun 399 maddesi gereğince esas davaya bakan mahkemenin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini, belirsizlik alacak davası açılamayacağını, tedbir kararının bilirkişi raporuna istinaden verildiğini, bu nedenle hukuka uygun olduğunu, zararın oluşmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ... Hesap uzmanı bilirkişi tarafından ticari defter ve kayıtları ile tüm deliller ışığında tespit olunan 81.846,75 TL maddi tazminatın, toplanan deliller, ihlal edilen hakkın boyutu ve davalının ticari hacmi ile uyumlu ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak talep edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle,-Davacının davasının KABULÜ İLE; -81.846,75 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK m. 399 uyarınca tazminata hükmedilmesi için gereken tedbirin haksızlığı ve zarar şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin hak arama hürriyeti kapsamında TÜRKPATENT nezdindeki tescilli markalarına dayanarak Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne başvurduğunu ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespit edilmesi üzerine "..." koşuluyla bu tedbirin verildiğini, dolayısıyla müvekkilinin mahkemeyi yanıltmadığını ve kötü niyetli hareket etmediğini, davacıya ait malların yalnızca 4 ay gibi kısa bir süre yedieminde kalıp enerji içeceği sezonu başında eksiksiz teslim edildiğini, tedbirin ilk icrasından sonra davacının üretime devam ettiğinin öğrenilmesiyle ikinci kez icra edilmesinin davacının faaliyetlerinin sekteye uğramadığını gösterdiğini, davacının 2014 yılından 2025 yılına kadar geçen süreçte zararına ilişkin somut bir delil sunamadığını ve 7 yıl sonra ibraz edilen nakliye faturaları gibi usulsüz delillerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca müvekkilinin kusuru bulunmadığından manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını ve yerel mahkemenin hiçbir gerekçe göstermeksizin yalnızca talep edilen miktarı uygun bulmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 08/04/2022 tarihli dilekçesi ile, haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararı bakımından 30.000 TL manevi tazminat ile 81.846,75 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/224 D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan ihtiyati tedbir kararının haksızlığının tespiti ile bu nedenle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açtıkları davanın ilk derece mahkemesince kabul edilerek tazminatlara ve vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin yanı sıra ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun tespitine karar verilmesinin de açıkça talep edildiğini, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle açılan davanın bağımsız bir tespit davası niteliğinde olduğunu, maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise ayrı dava konusu olabilecek eda davası vasfı taşıdığını, dolayısıyla huzurdaki davanın üç ayrı dava niteliği barındırması sebebiyle mahkemece her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması ve üç farklı kalem üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının sonuç itibarıyla yerinde olsa da eksik inceleme içermesi sebebiyle kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurularak tespit davası yönünden de vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın iddiaları hem bu dava dosyasında hem de ... nolu dosyada yargılama konusu edilmiş olup, dava konusu ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun ispat edildiğini, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların yargılama dosyalarında incelendiği, müvekkili hakkında uygulanan tedbir kararının haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, haksız tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin ürün satışı yapamaması nedeniyle maddi, itibar kaybetmesi nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek davalı tarafın istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; HMK m.399 uyarınca tazminat talep edebilmek için tedbirin haksız olduğunu kanıtlamak zorunda iken bu şekilde bir tespiti mahkemeden talep etmesi ve bu sebeple de vekalet ücretine hak kazandığını ileri sürmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin “hak arama hürriyeti”ni kullanarak ve TÜRKPATENT nezdindeki tescilli markalarına dayanarak, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını düşündüğü Erk Fonksiyonel şirketinin “... + Şekil” markalı ürünlerinin ihtiyati tedbir talebinde bulunurken bu talebini SMK, TTK ve HMK uyarınca “yaklaşık ispat” koşulunu sağlayarak talep ettiğini, mahkemece bilirkişi raporundaki tespitlere dayanarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir isteyen kötü niyetle, mahkemeyi yanlışlığa sevk ederek ihtiyati tedbir kararı aldırdığını belirterek davacının istinaf taleplerinin reddi ile davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2012/224 D.iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi neticesinde Yargıtay tarafından kaldırılması neticesinde haksız uygulanan ihtiyati tedbir kararı nedeni ile uğranılan (kazanç kaybı da dahil olacak şekilde) maddi ve manevi tazminatın tahsili davasıdır. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2012/224 D.iş sayılı dosyasında; talep edenin ..., karşı tarafın ... Şti ve ... A.Ş olduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; " ... adına ... sayıyla tescilli şekil markası ve diğer tescilli şekil markaları ile aleyhinde tedbir istenenin kullandığı ürün üzerinde tasarım ve biçim olarak karıştırılmaya sebebiyet verecek bir benzerliğin mevcut olmadığı, ... adına ... ve... sayıyla tescilli şekil markalarında hakim renk olan lacivert ve gri renk kombinasyonunun aleyhinde tedbir istenenin ürünlerinde de hakim renk olarak kullanılması nedeniyle ortalama tüketici, iki ürünün üretici arasında ekonomik bir bağlantı olabileceğini düşünebilecek; aleyhinde tedbir istenenin ürünün ... firmasının Yargıtay HGK'nun deyimiyle "davacı markalarının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da davacının vermiş olduğu bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığını" düşünebilecektir; bu durumun ise karıştırma ihtimalinin doğması olarak değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyetine ait 10/03/2021 tarihli raporda özetle; "davacının ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, tedbir süresi içinde birleşen dava dosyasındaki davacının dava konusu... marka ürünlere ait satış adetlerinin düştüğü bu süreçte 72.092,85 TL kazanç kaybı elde ettiği, el konulan ürünler üzerinde elde edeceği ciro üzerinden yapılan faiz hesabında 4.425,43 TL olduğu, dava dosyasındaki davacının kazanç kaybı ve el konulan ürünlerdeki faiz hesabı dahil 76.518,28 TL olduğu" belirtilmiştir.13/12/2021 tarihli bilirkişi Ek raporunda özetle;; "...’lik ürün toplamı sehven 1 rakam eksik yazıldığı için doğru hesaplama yapıldığı, el konulan ürünler üzerinde elde edeceği ciro üzerinden yapılan faiz hesabında 6.453,90 TL olduğu yeniden hesap edildiği, boş ürün kutularının tedbir kapsamında zayi olma gibi durumu olmadığı ve tedbirden sonra davacıya eksiz iade edildiği için bu kutulara ait ödenen bedelin gider olarak kabul edilemeyeceği, bedelsiz olarak verildiği beyan edilen ürünlerin yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere bedelsiz ürün teslim şartlarını taşımadığından kök rapordaki hesaplamada bir değişiklik yapılmadığı, Kdv bir maliyet ve gelir unsuru olmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, yedi emin deposundan ürünlerin nakliyesi için 2 faturada detay belirtilmiş olup bu faturalar toplamı Kdv hariç 3.300,00 TL olarak hesap edildiği, kök rapordaki tablodan da anlaşılacağı üzere hesaplamaya fatura dip toplamları değil davaya konu enerji içeceği satış fiyatları üzerinden hesaplama yapıldığı, palet, ambalaj malzemesi ve pirinç ürünlerin satışlarının hesaplamaya dahil edilmediği, öncelikle hesaplamanın dava konusu ürünlerin tedbir döneminde satışlarının durması üzerine 15/02/2013-26/06/2013 tarihleri arasındaki dönem hesap edildiği, davacı tarafından tedbir döneminde yada tedbir kalktıktan sonra yukarıda detaylı izah edildiği üzere tedbirden kaynaklı uğradığı zararı destekler nitelikte hesaplamaya dahil edilebilecek bir evrak sunulmadığından hesaplama yapılamadığı, davacı tedbirin devam ettiği tarih de ürün kalıplarını değiştirdiğini beyan ettiği, ancak ibraz edilen fatura tedbirin kalkmasından 2 ay sonrasına ait olduğundan hesaplamaya dahil edilmediği, davacının ek 6 da sunmuş olduğu fatura, ihracat faturası olup davacının itirazına dayanak bir fatura olmadığından kök rapordaki hesaplamada bir değişiklik yapılmadığı, ek 7 de ibraz edilen faturalar üzerinden maliyeti hesabı için bir birim ürün üretebilmek için hangi üründen hangi oranda ne kadar olması gerektiği uzmanlık alanım dışında olduğundan bu yönde bir hesaplama yapılamadığı, davacının itirazları doğrultusunda son yapılan zarar hesabının el konulan ürünlerin tedbir süresinde işlemiş faizi : 6.453,90 TL, Yediemin deposundan nakliye bedeli : 3.300,00 TL, ... marka ürünlerin satış düşüklüğünden kazanç kaybı : 72.092,85 TL olmak üzere toplamda 81.846,75 TL zarar ettiği" belirtilmiştir.Bakırköy 2. FSHHM'nin 09/06/2021 tarih, 2021/5 Esas, 2021/102 Karar sayılı dosyasında; davacı-karşı davalının, ..., davalı-karşı davacının ... olduğu, asıl davanın, davacıya ait ... şekil markası ile davalı tarafların ... şekil markası ile üretilen ürünlerin birbirine benzer olup olmadığı, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebine yönelik olduğu, karşı davanın, karşı davalıya ait ..., ..., ..., ..., ... sayılı şekil markalarının hükümsüzlüğü talebine yönelik olduğu, yargılama sonunda "Ana davanın ve karşı davanın ayrı ayrı REDDİNE" karar verildiği ve hükmün 16/01/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Somut olayda, davacı tarafından, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2012/224 D.iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi neticesinde Yargıtay tarafından kaldırılması neticesinde haksız uygulanan ihtiyati tedbir kararı nedeni ile uğranılan (kazanç kaybı da dahil olacak şekilde) maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava ettiği, davacı aleyhine Bakırköy 1.FSHHM'nin 2012/224 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden 13/02/2013 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararı ile ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verildiği ve ihtiyati tedbirin 26/06/2013 tarihinde kaldırıldığı, ihtiyati tedbirin 15/02/2013-26/06/2013 tarihleri arasında uygulandığı, mahkemece hükme esas alınan Hesap uzmanı bilirkişi tarafından ticari defter ve kayıtları ile tüm deliller ışığında tespit olunan 81.846,75 TL maddi tazminatın, toplanan deliller, ihlal edilen hakkın boyutu ve davalının ticari hacmi ile uyumlu ve usulüne uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile hükmedilen maddi tazminat dosya kapsamına göre yerinde olduğu, olayın oluş şekli tarafların kusur durumu göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen 30.000,00 TL. manevi tazminatın da dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı istinafında ayrıca ihtiyati tedbirin uygulanmasının haksız olduğunun tespitine de karar verilerek ayrıca vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, tazminatın temelini haksız fiil oluşturması sebebi ile ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden bu istinaf sebebi yerinde değildir.Davalı istinafında,7 yıl sonra ibraz edilen nakliye faturaları gibi usulsüz delillerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, Bilirkişi EK raporunda, Davacı tedbirin devam ettiği tarih de ürün kalıplarını değiştirdiğini beyan ettiği,ibraz edilen fatura tedbirin kalkmasından 2 ay sonrasına ait olduğundan hesaplamaya dahil edilmediği, Davacının ek 6 da sunmuş olduğu fatura ihracat faturası olup davacının itirazına dayanak bir fatura olmadığından kök rapordaki hesaplamada bir değişiklik yapılmadığı,, Ek 7 de ibraz edilen faturalar üzerinden maliyeti hesabı için bir birim ürün üretebilmek için hangi üründen hangi oranda ne kadar olması gerektiği uzmanlık alanı dışında olduğundan hesaplama yapılamadığı belirtildiğinden bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/07/2025 tarih ve 2021/499 E., 2025/167 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.640,25 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.910,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.729,85 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026