12. Hukuk Dairesi 2008/16593 E. , 2008/19883 K. MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/06/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında yapılan ilamsız takipte örnek 7 nolu ödeme emrinin “ ... Caddesi No: . ../Pendik/İstanbul” adresine 7201 Sayılı Tebligat …
**12. Hukuk Dairesi 2008/16593 E. , 2008/19883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/06/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında yapılan ilamsız takipte örnek 7 nolu ödeme emrinin “ ... Caddesi No: . ../Pendik/İstanbul” adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. Hükmi şahıslar adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Tüzüğün 28. maddesindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedenini araştırması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Öte yandan Tebligat Tüzüğü’nün 18. maddesi mutad iş saatlerinde tebligat yapılacak yetkili kişilerin bulunmaması halinde uygulanmasına münhasır olup adresin tamamen kapalı olması halinde Tüzüğün 18. maddesi uygulanmaz. Bu durumda mahkemece davacı borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresi sorularak tebligatın bu adrese çıkarıldığının anlaşılması halinde şikayetin reddine, aksi takdirde 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gözetilerek tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken tüzel kişinin yetkilisinin araştırılmadığından bahisle şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.