7. Hukuk Dairesi 2024/1833 E. , 2025/1148 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2241 E., 2024/502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/39 E., 2023/173 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
**7. Hukuk Dairesi 2024/1833 E. , 2025/1148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2241 E., 2024/502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/39 E., 2023/173 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyünde evveliyatı 747 parsel olan taşınmazdan, köy yerleşme planı yapılarak 142 adet arsa üretildiğini, bunların 2 adedinin köy tüzel kişiliği uhdesinde bırakıldığını, kalan 140 tanesinin vatandaşlara satıldığını, bu suretle ... köyü 109 ada 5 parsel No.lu taşınmazın da davalıya devredildiğini, tüm bu işlemler ile ilgili olarak Milli Emlak Denetmeni tarafından inceleme yapıldığını, inceleme neticesinde 28.11.2006 tarih 2006/11 sayılı raporunun düzenlendiğini, yapılan inceleme neticesinde, bu şahısların çok büyük bir kısmının hak sahipliği niteliklerine haiz olmadıkları gibi satın alan vatandaşlardan hiç birisinin 5 yıllık yasal süre içerisinde ev yapmadıklarının belirlendiğini, bu nedenle öncelikle köy muhtarlığı tarafından tapu iptali ve tescil davası açılması ve bulunduğu konuma göre kamu hizmetlerinde değerlendirilebilecek nitelikte bulunması nedeniyle önceki (mer'a) vasfının kazandırılabilmesi amacıyla planın iptali yoluna gidilmesi gerektiğinin bildirildiğini, konu hakkında İl Tarım Müdürlüğü’nün 26.12.2016 tarihli yazılarında; taşınmazın mahallinde mera teknik ekibince inceleme yapıldığını, vasfının halen mera olduğu eski vasfı olan meraya dönüştürülmesi yönünde Komisyon Kararı alındığı bildirilerek Komisyonca verilen kararın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, konu hakkında Valilik Makamından alınan 22.12.2006 tarih ve 5356 sayılı yazı ile ... Köyü 747 parselde kayıtlı 110.600,00 m2 yüzölçümlü mera vasıflı taşınmaz malın 3367 sayılı kanun uygulaması ile yapılan Köy Yerleşme Planının iptal edildiğinin bildirildiği, ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından Manisa İdare Mahkemesinin 2007/57 Esas sayılı dosyası ile Manisa İl Özel İdaresi aleyhine "... Köyü Köy Yerleşik Alanı Planının iptal edilmesine ilişkin 22.12.2016 tarih ve 5555 sayılı işleminin" iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile dava açıldığını, Köy Yerleşik Planı ilan edilmek suretiyle 142 parçaya ayrılan ve şahıslara satışı yapılan 747 No.lu mera parselinin son durumu ile ilgili olarak yapılan incelemede söz konusu taşınmazın 142 parçaya ayrılmış bunun 118 tanesinin 23.01.1998 tarihinde 22 tanesinin de 25.04.2006 tarihinde Köy Tüzel Kişiliğince şahıslara satılmak suretiyle adlarına tescillerinin yapıldığını, Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesine uygun arsa seçimi yapılmadığı, plan yapılan parselin köye bitişik olmadığı gibi köye kuş uçuşu 1500 metre, mevcut yoldan gidilmesi halinde 5500 metre mesafede olduğunun da anlaşıldığını, köy yerleşik planın iptal edilmesi ile evveliyatı mera olan 142 parsa taşınmazın tekrar eski hale dönüşmesinin gerektiğini, köy yerleşik planı iptal edildiğinden yani dayanak işlem yok olduğundan bu işleme bağlı işlemlerin de yok hükmünde olduğunu, bu nedenle söz konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel sicile tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, verilen ihtiyati tedbir kararının mağduriyetine neden olduğunu, dava konusu taşınmazın davacı ...'nin temsilcisinin de bulunduğu Vali Yardımcısı Başkanlığında Bayındırlık, Tarım, Orman Bakanlıklarının, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün birer temsilcisi ve Köy Temsilcisi'nden oluşan bir komisyon tarafından hazırlanan 18.03.1924 tarih ve 442 sayılı Köy Kanuna eklenen 20.05.1987 tarih ve 3367 sayılı kanunun ek 17 maddesine dayanarak, usul ve plan uygun olarak satışa sunulduğunu ve kendisinin de bu uygulamaya müracaat ederek tüm mali vecibelerini de yerine getirerek ilgili taşınmazı aldığını, 22.01.1998 tarihinde tapuda adına tescil ettirdiğini, köy yerleşik planının hukuki durumu ile tapuda kayıtlı bir mülkiyetin hukuki durumunun farklı olduğunu, söz konusu köy yerleşim olarak tespit edilen taşınmaz için Manisa Belediyesi'nin Manisa İdare Mahkemesi'ne açtığı 2001/42 E ve 2002/866 sayılı köy yerleşim planının iptaline yönelik açmış olduğu dava olduğunu, açılan bu davanın Danıştay 2005/1734 Esas, 2005/5236 sayılı Kararı ile kesinleştiğini, bu yerin köy tüzel kişiliği ve Belediye arasındaki hukuki bir mesele olmasının imar mevzuatı açısından bir çok kez başvurmasına rağmen imar ruhsatı almasının mümkün olmadığını, bu nedenle tapuya tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde bu yer üzerinde bina yapmasının mümkün olmadığını, idarenin bu kusurundan dolayı sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kendisinin hak sahibi olarak yapılan tüm teknik ve hukuki araştırmalardan sonra 3367 sayılı Kanunun ilgili maddesine göre yetkili kurum kuruluş, komisyon ve kişiler tarafından incelenip, yürütülüp bir çok bakanlık temsilcisi ile birlikte karar aldıktan sonra yapılan duyuru üzerine başvuru yaptığını ve taşınmazı aldığını, bu olayda bir kusur varsa ilgili tüm yasal prosedürleri yerine getirip parasını yatırarak taşınmazı alan iyi niyetli alıcının değil, kusurun idarede olduğunu, Maliye Hazinesinin açtığı davanın haksız olup mağduriyetine sebep olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2024 tarihli kararı ile davacı vekili ile davalı ...’nun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazda beş yıllık süre içerisinde ev yapılmamasının sebebinin imar izninin verilmemesinden kaynaklandığını, 2. Taşınmaz satın alındıktan sonra davalı tarafından taşınmaz üzerine ev yapılması hususunda yetkili makamlara imar ruhsatı almak için başvurulduğunu, ancak ilgili taşınmazın uzun bir süredir dava konusu olması sebebiyle imar izninin çıkmadığını, 3. Davaya konu taşınmazın köy yerleşim alanına 1072 metre uzaklıkta olduğunu, taşınmazın köy yerleşim alanı ile bütünlük teşkil ettiğini, 4. ... köyü 747 parsel sayılı taşınmazın mera vasfını 1997 yılında kaybettiğini, 2002 yılında taşınmazın çevresinde yapılaşmaların başladığını, 5. Bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediğini, ek rapor taleplerinin reddedildiğini, bu bağlamda tek bilirkişi raporu ile dosyanın karara çıkmasının yerleşik Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, dosyanın eksik inceleme ile karara çıktığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera ve yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.