4. Ceza Dairesi 2021/17983 E. , 2021/19450 K. İmar kirliliğine neden olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2020 tarihli ve 2019/5744 soruşturma, 2020/665 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/05/2020 tarihli ve 2020/1268 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından Kanun yararına bozulmasının istenilmes…
**4. Ceza Dairesi 2021/17983 E. , 2021/19450 K.** **"İçtihat Metni"** İmar kirliliğine neden olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2020 tarihli ve 2019/5744 soruşturma, 2020/665 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/05/2020 tarihli ve 2020/1268 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından Kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17/03/2021 gün ve 2021/26450 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, [adres satırı maskelendi] Hukuksal Değerlendirme: CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK'nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. [adres satırı maskelendi] Suça konu yapının bulunduğu taşınmazın tapu kaydının getirtilmesi, şikayete konu taşınmazın bulunduğu yerde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılması, tutanak tanıkları ve komşu taşınmazlarda bulunanların tanık olarak dinlenmesi, suça konu inşaatın yıkılıp yıkılmadığı, yıkılmış ise şüpheli tarafından yıkılıp yıkılmadığı araştırılarak yıkım işlemlerinin ilgili belediye tarafından gerçekleştirilmiş olması halinde, şüphelinin TCK’nın 184/5. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için, yıkım masraflarını karşılayıp karşılamadığı ve şüpheliye yıkım masrafları açısından müşteki Belediye tarafından bildirimde bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu araştırmalar yapılmadan eksik soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırıdır. Sonuç ve karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/05/2020 tarihli ve 2020/1268 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- CMK'nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.