TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR METİN ÇAPAR BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/12551) Karar Tarihi: 16/12/2020 R.G. Tarih ve Sayı:23/2/2021-31404 Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mustafa İlhan ÖZTÜRK Başvurucu : Metin ÇAPAR Vekili : Av. Hasan TEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir siyasetçiye yönelik eleştirilerden dolayı
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR METİN ÇAPAR BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/12551) Karar Tarihi: 16/12/2020 R.G. Tarih ve Sayı:23/2/2021-31404 Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mustafa İlhan ÖZTÜRK Başvurucu : Metin ÇAPAR Vekili : Av. Hasan TEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir siyasetçiye yönelik eleştirilerden dolayı verile n adli para cezasını n ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 19/4/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 9. 1973 doğumlu olan başvurucu, Mersin'de ikamet etmektedir. Müş teki ise başvuruya konu ifadelerin kullanıldığı dönemde Cumhuriyet Halk Partisinden Mersin Mut belediye başkan adaylığı ile Mersin milletvekili adaylığı bulun an aktif bir siyasetçidir. Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 310. Müşteki 9/5/2015 tarihinde Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in ölüm yıl dönümü olması nedeniyle ş u paylaşımda bulunmuştur: "7'nci Devlet Ba şkan ı Orgeneral Kenan Evren: Ebediyete intikal etti. Hakk ında çok sözler edildi Kenan Evren pa şanın. Hatta yarg ıland ı ve ömür boyu hapis cezas ına çarpt ırıldı. Mahkeme karar ı Yarg ıtay sürecinden geçmedi ği için, davan ın ortadan kald ırılmas ına karar verilerek, verilen karar ın bir anlam ı kalmayacak hukuken. Kald ı ki günümüzde Yarg ıtay onamas ından geçen bir çok dava bile AYM taraf ından hukuk ihlali ile nitelendirilmi ş ve yeniden yap ılan yarg ılamalarda beraat kararlar ı çıkm ıştır. Her şey bir kenara, 12 Eylül 1980 öncesini bizatih ya şam ış birisi olarak diyorum ki Tarihsel olaylar ı, olaylar ın gerçekle ştiği zaman dilimi itibari ile içinde bulunulan ko şul ve şartlar ın gerçeklerine göre de ğerlendirmek gerekir. Ayn ı zamanda Subayl ık yap ıp Kararnamemde de imzas ı olan 7'nci Cumhurba şkan ımız Kenan Evren'e Yüce Rabbimden Rahmet Diliyorum. Mekan ı Cennet Olsun." 11. Başvurucu ise müştekinin paylaşımı ile ilgili olarak şu ifad eleri kullanmıştır: "Bir partili olarak bu aç ıklaman ıza bir yerlerimle gülerim. Bu ne siyaset bilmezliktir. Bu politikan ızla siz bitmi şsiniz ve arkan ızdan rahmet okuyan yok." 12. Müşteki, 20/5/2015 tarihinde, başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında şikâyette bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Baş savcılığı 10/9/2015 tarihli iddianame ile başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. 13. Yargılamayı yapan Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme ) 7/2/2018 tarihinde başvurucunun hakaret suçundan 1.740 TL adli para ceza sı ile cezalandırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "...yap ılan yarg ılamada elde edilen delillere göre san ık Metin Çapar' ın, Kena n Evren'in ölümü nedeniyle sosyal payla şım sitesinde yazd ığı mesaj ın alt ında yapt ığı yorumda kat ılan ı kastederek 'Bir partili olarak bu aç ıklaman ıza bir yerlerimle gülerim. Bu ne siyase t bilmezliktir. Bu politikan ızla siz bitmi şsiniz ve arkan ızdan rahmet okuyan yok...' şeklinde beyanda bulunmak suretiyle internet ortam ında kat ılana kar şı alenen hakaret suçunu işlediği sübuta ermekle, eylemine uyan TCK'n ın 125/1-4, 62 maddeleri gere ğince cezaland ırılmas ına, san ığın 17/5/2016 tarihli ek savunmas ında hakk ında CMK'n ın 231/5 maddesinin uygulanmas ına muvafakat göstermedi ği anlaşılmakla, san ık hakk ında verile n mahkumiyet hükmünün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ına yer olmad ığına karar verme k gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmu ştur." 14. Bu karar başvurucuya 9/4/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, baş vurucu 19/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUKA. Ulusal Hukuk 15. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı 125. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 4"(1) Bir kimseye onur, şeref ve sayg ınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve sayg ınlığına sald ıran kişi, üç aydan iki y ıla kadar hapis veya adlî para cezas ı ile cezaland ırılır... (2) Fiilin, ma ğduru muhatap alan sesli, yaz ılı veya görüntülü bir iletiyle i şlenmesi halinde, yukar ıdaki f ıkrada belirtilen cezaya hükmolunur." B. Uluslararası Hukuk 16. İlgili uluslararası hukuk için bkz. Koray Çal ışkan, B. No: 2014/4548, 5/12/2017, 17-23; Kemal K ılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, 29-37. V. İNCELEME VE GEREKÇE17. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü 18. Başvurucu; paylaşımında hakaret içerikli herhangi bir ifaden in bulunmadığını, müştekinin ikamet ettiği seçim bölgesinde seçmeni olduğu partid en milletvekili adayı olması nedeniyle yapmış olduğu açıklamayı eleştirdiğini beyan etmiştir . Başvurucu, siyasetçilerin kendilerine yönelik eleştirilere karşı daha tahammüllü olması g erektiğini ifade ederek müştekiye yönelik eleştiri mahiyetindeki paylaşımlarından dolay ı cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sür müştür. 19. Bakanlık görüşünde; siyasilerin, üst düzey bürokratlar ile k amuya mal olmuş kişilerin diğer insanlara nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda oldukları ancak eleştirinin kırıcı, şok edici ya da rahatsız edici olsa b ile hakarete varmasının kabul edilemeyeceği, ifade özgürlüğü bakımından eleştiri ile hakaret arasındaki ince çizgini n toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre kişilerin ifade özgürlüğü ile mağdurun birey olarak onur ve şerefi arasındaki denge de gözeti lmek suretiyle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edilip edilmediğine karar verilmesi ge rektiği ifade edilmiştir. B. Değerlendirme 20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvurucunun iddialarının bir bütün olarak ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 21. Anayasa nın Düşünceyi aç ıklama ve yayma hürriyeti kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Herkes, dü şünce ve kanaatlerini söz, yaz ı, resim veya ba şka yollarla tek ba şına veya toplu olarak aç ıklama ve yayma hakk ına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamlar ın müdahales i olmaks ızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestli ğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullan ılmas ı,... başkalar ının şöhret veya haklar ının,... korunmas ı ... amaçlar ıyla s ınırlanabilir " Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 51. Kabul Edilebilirlik Yönünden 22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özg ürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gere kir. 2. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varlığı 23. Başvurucu hakkında bir siyasetçiye yönelik paylaşımları nede niyle adli para cezasına hükmedilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı ile başvuruc unun ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale yapılmıştır. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 24. Anayasa nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler,... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar,... demokrati k toplum düzeninin... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 25. Yukarıda anılan müdahalenin Anayasa nın 13. maddesinde öngö rülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin ger eklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 26. 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin kanunla s ınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. ii. Meşru Amaç27. Müdahalenin başkalar ının şöhret veya haklar ının korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucu na varılmıştır. iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülül ük (1) Genel İlkeler (a) Demokratik Toplum Düzeninin Gerekleri Kavramı28. Anayasa Mahkemesi demokratik toplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini daha önce pek çok kez açıklamıştır. Bun a göre temel hak ve özgürlükleri sınırlayan tedbir, toplumsal bir ihtiyacı karşılam alı ve başvurulabilecek en son çare niteliğinde olmalıdır. Bu koşulları taşımayan bir tedbir, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir tedbir olarak değerlendirilemez ( Bekir Co şkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, 51; Mehmet Ali Ayd ın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, 68; Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 6Tansel Çöla şan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, 51). Derece mahkemelerinin böyl e bir ihtiyacın bulunup bulunmadığını değerlendirmede belirli bir tak dir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir payı, Anayasa Mahkemesinin denetimindedir. (b) Ölçülülük29. Öte yandan temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sı nırlamanın -demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlik te- temel haklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup o lmadığının da incelenmesi gerekir (AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; Kamuran Re şit Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, 63; Bekir Coşkun, 53, 54; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için ayrıca bkz. Tansel Çöla şan, 54, 55; Mehmet Ali Ayd ın, 70-72). (c) İfade Özgürlüğünün Kapsamı30. Diğer taraftan Anayasa nın 26. maddesinin birinci fıkrası, ifade özgürlüğüne içerik bakımından bir sınırlama getirmemiştir. İfade özgürlüğü siyasi, sanatsal, akademik veya ticari düşünce ve kanaat açıklamaları gibi her türlü ifade yi kapsamına almaktadır (Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, 37; Önder Bal ıkçı, B. No: 2014/6009, 15/2/2017, 40). (d) Temel Hak ve Özgürlüklerin Kullanımında Ödev ve Sorumlulukla r 31. Demokratik bir toplumda siyasetçileri eleştirme ve onlar hak kında yorum yapma hakkı tanınmış olmakla birlikte Anayasa'nın 26. maddesi t amamen sınırsız bir ifade özgürlüğünü garanti etmemiştir. Somut başvuruyla bağlantılı ola rak söylenecek olursa siyasetçilere yönelik eleştirilerin kişilerin itibarlarına zara r verir boyuta ulaşmaması gerekir. Bu, kişilerin sahip oldukları temel hak ve hürriyetleri kullanı rken sahip oldukları ödev ve sorumluluklara gönderme yapan " Temel hak ve hürriyetler, ki şinin topluma, ailesine ve di ğe r kişilere kar şı ödev ve sorumluluklar ını da ihtiva eder." biçimindeki Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur. Anayasa' nın 26. maddenin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamalara uyma yükümlülüğü, ifade özgür lüğünün kullanımına herkes için geçerli olan bazı görev ve sorumluluklar getirmektedir (örnek kararlar için bkz. Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567, 25/2/2016, 89; R.V.Y. A. Ş., B. No: 2013/1429, 14/10/2015, 35; Fatih Taş [GK], B. No: 2013/1461, 12/11/2014, 67; Önder Balıkçı, 43). Söz konusu sorumlulukların kapsamı, başvurucunun koşulla rına ve ifade özgürlüğünü kullandığı vasıtalara göre değişir. Anayasa Mahkeme si, bir cezanın demokrati k bir toplumda gerekli olup olmadığını incelerken meselenin bu yönünü görmezlikten gelmeyecektir. (e) Bireyin Şeref ve İtibarının Korunması 32. Anayasa nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgür lüğünü n sınırlandırılma nedenlerinden ve bu bağlamda ifade özgürlüğünü kullananların uyması gereken görev ve sorumluluklardan biri de başkalarının şöhret v eya haklarının korunmasıdır. Bireyin şeref ve itibarı, kişisel kimliğinin ve manevi bütünlüğ ünün bir parçasını oluşturur ve Anayasa nın 17. maddesinin birinci fıkrasının korumasından fayd alanır (İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, 44) Devlet, bireyin şeref ve itibarına keyfî olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 33; Bekir Coşkun, 45; Önder Bal ıkçı, 44). Bununla beraber elbette siyasetçilerin de şöhretlerini koruma hakları vardır. Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 733. Buna ilave olarak Anayasa Mahkemesi; siyasetçilerin, kamuoy unca tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri işl ev nedeniyle daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduklarını ve bunlara yönelik e leştirinin sınırlarının çok daha geniş olduğunu her zaman vurgulamıştır (siyasetçilerle ilg ili olarak bkz. Ergün Poyraz (2), 58; kamusal yetki kullanan görevlilerle ilgili olarak bkz. Nilgün Halloran, 45; tanınan bir Cumhuriyet başsavcısı ile ilgili olarak bkz. İlhan Cihaner (2), 82; tanınan ve siyasete hazırlanan bir kamu görevlisi ile ilgili olarak bkz. Önder Bal ıkçı, 42). (f) İfade Özgürlüğü ile Şeref ve İtibarın Korunması Hakkı Arasın daki Adil Denge 34. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında başvurucunun müdahal e edilen ifade özgürlüğü ile başvurucunun ifadeleri nedeniyle davacının müdaha le edilen şeref ve itiba r hakkının korunması arasında adil bir dengenin gözetilip gözetil mediğini değerlendirmiştir. (Nilgün Halloran, 27; İlhan Cihaner (2), 49). Bu, soyut bir değerlendirme değildir. Çatışan haklar arasında dengeleme yapılabilmesi için başvurucun un kullandığı ifadelerin türünün, kamusal tartışmalara katkı sunma kapasitesinin, ifadel ere yönelik kısıtlamaların niteliğinin ve kapsamının, ifadelerin kimin tarafından dile get irildiğinin, kime yöneldiğinin, tarafların ünlülük derecelerinin, ilgili kişilerin önceki davra nışlarının ve kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında sahip oldukları haklar ın ağırlığının değerlendirilmesi gerekir ( Nilgün Halloran, 44; Ergün Poyraz (2), 56; Kadir Sa ğdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, 58-66; İlhan Cihaner (2), 66-73). Bunun için başvurucu tarafından söylenen sözlerin yapılan konuşmanın tamamı ve söyle ndiği bağlamda n kopartılmaksızın olayın bütünselliği içinde değerlendirilmesi g erekir ( Nilgün Halloran, 52; Önder Bal ıkçı, 45). 35. Söz konusu değerlendirmelerde derece mahkemelerinin belirli bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir payı, Anayasa Mahkemesinin denet imindedir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi, bir kısıtlaman ın ifade özgürlüğü ile bağdaşıp bağdaşmadığı hususuna karar vermede yetki sahibi olan iç hukuktaki son mercidir ( Sinan Baran, B. No: 2015/11494, 11/6/2018, 37). 36. Anayasa Mahkemesinin görevi, bu denetimi yerine getirirken d erece mahkemelerinin yerini almak değildir fakat söz konusu yargı mer cilerinin takdir yetkilerini kullanarak verdikleri kararların Anayasa'nın 26. maddesi açısın dan doğruluğunu denetlemektir. Anayasa Mahkemesi, başvuru konusu olan müdahalen in gözetilen me şru amaçla orant ılı olup olmadığını ve bunu haklı göstermek için ulusal makamlar t arafında n ortaya konan gerekçelerin ilgili ve yeterli görünüp görünmediğini tespit edebilmek amacıyla söz konusu müdahaleyi davanın bütününe bakarak değerlendirecekt ir (Sinan Baran , 38). (2) İlkelerin Olaya Uygulanması 37. Başvuru konusu olayda sade bir vatandaş olan başvurucu, bir siyasetçi olan müştekiye yönelik ifadeleri nedeniyle adli para cezası ile ceza landırılmıştır. Başvurucu, cezalandırılmasına neden olan paylaşımında müştekinin Kenan Evr en ile ilgili görüşlerini "Bir partili olarak bu aç ıklaman ıza bir yerlerimle gülerim. Bu ne siyaset bilmezliktir. Bu politikan ızla siz bitmi şsiniz ve arkan ızdan rahmet okuyan yok." şeklindeki ifadelerle eleştirmiştir. Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 838. Müştekinin 12 Eylül 1980 tarihinde askerî darbe yaptığı ger ekçesiyle ilk derece mahkemesince müebbet hapis cezası verilen ancak temyiz aşamasın da ölmesi nedeniyle davası düşürülen Kenan Evren hakkındaki övgü dolu ifadeleri baş vurucu tarafından eleştirilmektedir. Başvurucunun paylaşımı, seçmeni olduğu parti den milletvekili adayı olan müştekinin görüş ve düşüncelerinin siyasi olarak hatalı olduğun a ilişkin alaycı ancak hakarete varmayan ifadeler içermektedir. Kullanılan dil ve üslubun muhat abı açısından rahatsız edici olduğu düşünülebilir. Ancak Anayasa Mahkemesinin pek çok kararı nda benimsediği gibi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlarından birini teşkil eden ifa de hürriyeti, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir ( Bekir Coşkun, 52). 39. Üstelik tartışmalı sözleri başvurucu, kamuoyu tarafından yak ından tanınan ve takip edilen, olayların yaşandığı tarihte milletvekili adayı ol an bir siyasetçiye karşı kullanmıştır. Bir siyasetçi olan müştekinin seçmenlerin sıkı ve yakın denetimi altında olması tabiidir ve kendisine yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırla rı, sıradan bir kimse ile karşılaştırıldığında daha geniş olduğu için daha fazla hoşgörü göstermesi gerekir ( Kema l Kılıçdaroğlu, 61; Nihat Zeybekçi, B. No: 2015/5633, 8/5/2019, 38). 40. Yukarıdaki tespitlere karşın Mahkeme; başvurucu tarafından b aşvuruya konu ifadelerin kullanıldığı dönemdeki koşulları, ifadenin bağlamını ve müştekinin toplumsal konumunu tartışmadan başvurucunun paylaşımında geçen "Bu aç ıklaman ıza bir yerlerimle gülerim." ifadesinin hakaret suçunu oluşturduğu sonucuna varmış ve başvu rucuyu mahkûm etmiştir. Mahkeme; davaya konu ifadelerin dile getirilme şekli ve nedenini, söylenen sözlerin arka planı olup olmadığını, kamusal bir tartışma ekseninde gerç ekleşip gerçekleşmediğini gözetmeksizin bir değerlendirme yapmıştır (benzer değerlendirme ler için bkz. Nilgün Halloran , 52; Önder Bal ıkçı, 45). Mahkeme, başvurucunun ifade özgürlüğü ile müştekinin şeref ve itibarın korunması hakkı arasında bir denge kurmaya çalışmamış; yalnızca soyut bir değerlendirmeyle söz konusu ifadelerin hakar et suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu sebeple Mahkemenin başvurucunun mahkûmiyeti bakımından ileri sürdüğü gerekçeler, başvurucunun ifade özgürlüğü hakkına yapıla n müdahale için ilgili ve yeterli olarak kabul edilemez. 41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 26. maddesinde güvence al tına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden42. 30/11/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurul uşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 943. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama ve 4.390 TL ma ddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 44. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında i se bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiy le sonuçlanacağına işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 45. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 46. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzük ün 79. maddesini n (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmas ı için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilm esine hükmeder. Anıla n yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan far klı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireys el başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukun daki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmama ktadır. Dolayısıyla böyle bir kararın kendisine ulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgili nin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama k ararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine get irmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 47. Başvurucunun sosyal medyada paylaştığı görüş nedeniyle Mahke me tarafında n adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine ilişk in kararın gerekçesinin ilgili ve yeterli olmadığı, bu nedenle başvurucunun ifade özgürlüğünün ih lal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararı ndan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 48. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun' un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırı lmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilere k Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar v erilmesi gerekmektedir. Başvuru Numarası : 2018/12551 Karar Tarihi : 16/12/2020 1049. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucu nun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Do layısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıl abilmesi için ifade özgürlüğü hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemey ecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 2.000 TL manevi tazminat ödenmesin e karar verilmesi gerekir. 50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürl üğünün İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçların ın ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 35. A sliye Ceza Mahkemesine (E.2015/1904, K.2018/303) GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucuya net 2.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminat a ilişkin diğer taleplerin REDDİNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 16/12 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIR IM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU