11. Hukuk Dairesi 2021/7475 E. , 2022/8453 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2021 tarih ve 2021/159 E. - 2021/255 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor …
**11. Hukuk Dairesi 2021/7475 E. , 2022/8453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2021 tarih ve 2021/159 E. - 2021/255 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/20447 sayılı "Tohum Bombası+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TOHUM TOPU+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/33167 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK'nın 2017-M-6751 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markalarının ibareler yönünden benzer olduğunu, sınıflarının aynı veya benzer bulunduğunu ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı TPMK vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar ... ve ..., taraf markaları arasında şekil ve anlam bakımından benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, dava konusu marka işaretinin 556 sayılı KHK’nın 5. maddesi anlamında marka olabilecek işaretlerden olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında tescil engelinin olmadığı, davacının markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 2020/1460 E. – 2021/1243 K. sayılı ve 15/02/2021 tarihli ilamıyla bozulmuştur.