Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu tarafından 12 bankanın 8 Mart 2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini, tespit sonucu verilen para cezası kararının Danıştay tarafından da onandığını, söz konusu 12 bankanın içinde davalı bankanın da bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan 26/08/2011 tarihinde kredi kullanmış olup, kartel faizi sebebiyle zarara uğradığını, söz konusu fiil olmasaydı kredi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davlı şirketin müvekkil hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün 2014/7709 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkilin ceza evinde bulunduğu dönemde başlatılmış olan iş bu icra takibine ilişkin olarak ödeme emri tebliği yapıldığını ve müvekkilin tüm itiraz haklarının elinden alınmak sureti ile takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, tamamının uydurma fatura tanzim edildiğini ve müvekkil hakkında icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin fiilen davalı şirkete icra takip konusu miktarda bir borcunun bulunmasının da mümkün olmadığını, davalı şirketin fatura açıklamasına yurt dışı ardiye bedeli yazdığını, müvekkilinin böyle bir ardiye bedelinden sorumluluğunun bulunmadığını, borcun kaynağının tam olarak bilinemediğini, müvekkilin yurt dışına göndermiş olduğu herhangi bir emtia bulunması halinde bunun alıcısına teslim edilmesi ve yurt dışında bir ardiye ücretli oluşmuşsa da bu bedelin emtianın alıcısından tahsil edilmesi gereğinin açık olduğunu, icra takibinin tamamının kötü niyetli olduğunu, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeni ile takibin iptali ile davlı şirketin %40 tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.