4. Hukuk Dairesi 2021/24392 E. , 2024/8537 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/493 Esas 2016/259 Karar DAVA TARİHİ : 24.12.2014 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksikli…
**4. Hukuk Dairesi 2021/24392 E. , 2024/8537 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/493 Esas 2016/259 Karar DAVA TARİHİ : 24.12.2014 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı milletvekili tarafından 19.12.2014 tarihinde TBMM bütçe görüşmeleri esnasında yapılan konuşmada müvekkili vakıf hakkında haksız isnatlarda bulunulduğunu, bu konuşmanın TRT TBMM TV'den tüm kamuoyu ile paylaşıldığını, konuşmada geçen söz ve ifadelerle müvekkili vakfın kişilik haklarının saldırıya uğradığını, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın 19.12.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile hükmün tirajı yüksek üç gazeteden birinde yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin konuşmasında kamuya ait arazilerin davacı vakfa devrinin eleştirildiğini, muhalefet partisi milletvekili olan müvekkilinin kamuoyunu ilgilendiren bu konuda eleştiri yapmasının hakkı ve görevi olduğunu, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden eleştiriye konu hususların sorulması gerektiğini, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığını, TBMM kürsüsünde yapılan bu konuşmasının yasama sorumsuzluğu kapsamında olduğunu, kamuoyunda 17-25 Aralık olarak bilinen soruşturmalara konu dinleme kayıtları incelendiğinde kamu arazilerinin davacı vakfa tahsis edildiğinin tespit edileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu konuşmada, birtakım belediye veya kamu arazilerinin davacı vakfa tahsis edilmesi hususunun eleştirildiği, konuşmada geçen ifadeler kaba ve incitici kabul edilmekle beraber davacı vakfın kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği, davalı milletvekilinin kamu adına denetim görevinin bulunduğu, konuşmanın bir bütün hali ile eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri