10. Hukuk Dairesi 2024/3622 E. , 2024/4731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/683 E., 2024/91 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemede görülen Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Da
**10. Hukuk Dairesi 2024/3622 E. , 2024/4731 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/683 E., 2024/91 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemede görülen Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 601012371308 sigorta sicil numaralı müvekkilinin 30.10.2009 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunarak 01.11.2009 tarihinden itibaren 2105300182 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı almaya başladığını, davalı Kurum tarafından müvekkiline gönderilmiş 23.10.2012 tarih, 18743492 sayılı yazıda, davalı Kurumun 14.05.2012 tarihli, denetim raporuna istinaden müvekkilinin 1023786 işyeri sicil numaralı işyerinde geçen 01.08.2006 - 31.12.2006, 01.01.2007 - 31.12.2007, 01.01.2008 - 31.12.2008 ve 01.01.2009 - 13.03.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, bu iptal sonrasında da müvekkilinin Bağ-Kur hizmetlerinden sonra 1260 gün 4/1-a SSK hizmeti olmadığı ve yaşlılık aylığı İçin gereken 5000 prim gün sayısına sahip olmadığından bahisle müvekkilinin yaşlılık aylığım iptal edilerek iptal tarihine kadar ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte toplamda 30.573,60 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilinin ... ve Setim Ahmet Çetin'e ait inşaat işyerinde gece bekçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin çalışmalarının gerçek olduğunu, iptal edilen dönemlere ait çalışmaların primlerinin eksiksiz olarak yatırılmış olduğunu, müvekkilinin aylığının iptali işleminin hukuka aykın olduğunu beyanla, davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 01.08.2006 - 31.12.2006, 01.01.2007 - 31.12.2007, 01.01.2008 - 31.12.2008 ve 01.01.2009 - 13.03.2009 dönemindeki hizmetlerinin tespitine ve 01.11.2009 tarihinden itibaren durdurulmuş aylığının devamına karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; müvekkili Kurumun denetim elemanları tarafından 1023786 işyeri sicil numaralı dosyada işlem gören ... ve ... unvanlı işyerinde yapılan inceleme sonucu davacının hizmet akdine dayalı çalışmadığı halde sigortalı bildiriminin yapıldığının tespit edilmesi üzerine 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince müfettiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edildiğini, davacının sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin işlemin yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.11.2014 tarihli ve 2013/523 Esas, 2014/749 Karar sayılı kararı ile davacının Kurum denetim elemanlarına verdiği ifade de davaya konu işyerinde amele olarak çalıştığını beyan ederken, dava dilekçesinde bekçi olarak çalıştığını beyan etmiş olması, davacının bekçi olarak çalıştığı inşaatın bir bölümüne çalışma iddiasının geçtiği tarihten çok önce elektrik ve su aboneliklerinin verilmiş olması, davacının uzun sûre ve devamlı olarak bildirimi yapılan işyerinde işvereni ve bildirimi olduğu dönemdeki diğer çalışanları tanımaması ve son olarak davacının yaklaşık 3 yıl bekçi olarak çalıştığı inşaatın durumunu bilmemesi karşısında, davacı tanıklarının beyanlarının kanuni düzenleme gereği aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan denetim raporundaki tespitlerin aksi yöndeki davacı iddiasını ispata yeterli olamayacağı, bu itibarla davalı kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğu yönünde kanaate varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarihli 2015/7478 Esas, 2016/2952 Karar sayılı ilamı ile; ...yapılacak iş, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenleri tespit edip beyanlarına başvurmak, davacının çalışmalarının sözkonusu işyerlerinde fiili çalışmasının bulunup bulunmadığını kuşkuya yer vermeyecek tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.09.2017 tarihli 2016/273 Esas, 2017/483 Karar sayılı kararı ile davanın Kabulüne, davacının 01.08.2006 - 12.03.2009 dönemindeki 1023786 işyeri sicil numaralı işyerinden bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayandığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline, durdurulan yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiştir. C.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarihli 2017/6126 Esas, 2018/6831 Karar sayılı ilamı ile; yapılacak iş, öncelikle davacıya ait Bağ-Kur sigortalılık hizmet dosyasını celbederek davacının daha önce çalışmış olduğu faaliyet alanı ile uyuşmazlık konusu dönemde gece bekçiliği görevini birlikte değerlendirmek, uyuşmazlık konusu Belediye'den ve ilgili yerlerden inşaat ruhsatı, inşaata başlama ve bitirme tutanakları ile varsa yapı denetim tutanaklarını getirmek, gerektiğinde inşaat yapı ve malzemelerinin değerini tespit ederek söz konusu inşaat alanının kapsam ve kapasitesinin gece bekçisi olarak sürekli çalışmayı gerektirip gerektirmeyeceğini irdelemek, duruşmalarda uyuşmazlık konusu dönemde inşaat işyerinin tamamlanmış katlarında ikamet eden şahısların tanık olarak bilgi ve görgülerine başvurmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek Mahkemece çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.04.2024 tarihli 2018/683 Esas, 2024/91 Karar sayılı kararı ile davacının ortağının Kurum denetmenine verdiği ifade ve davacının Kurum denetmenine verdiği ifadesinde, inşaatta amele olarak çalıştığını beyan etmesine rağmen dava dilekçesinde gece bekçisi olarak çalıştığı yönünde iddiada bulunması, üç yıl çalıştığını iddia ettiği inşaatın durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını ve inşaatta çalışan hiç bir işçiyi tanımadığı, davacının 2006-2009 yılları arasınada gece bekçisi olarak çalıştığı iddia ettiği inşaatın birinci katında 1998-1999 yıllarından beri oturduğunu belirten ...'in davacıyı tanımadığı şeklindeki beyanı, komşu işyeri tanıklarından davacının çalıştığını bilen kimsenin olmaması , inşaatın kapsam ve kapasitesinin bekçi istihdamını gerektirmemesi hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tanıklarından davacının fiilen çalıştığına dair beyanlar bulunsa da lehe olan bu beyanların, diğer deliller ile desteklenmediği anlaşılmakla hükme esas alınmamış , davacı adına, 1023786 sicil sayılı iş yerinden 01.08.2006-12.03.2009 tarihleri arasında yapılan bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı, sahte sigortalılık kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Sicil dosyasının incelenmesinde, 2132 gün 4/a (SSK), 5021 gün 4/b (Bağ-Kur) hizmeti bulunan ve 4/b sigortalılığından sonra 1295 gün 4/a sigortalılığı olan davacıya 30.10.2009 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2009 tarihinden itibaren 7153 gün üzerinden 4/a (SSK) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı adına 1023786 sicil sayılı iş yerinden 01.08.2006-12.03.2009 arası bildirilen 942 gün çalışmanın hukuka uygun şekilde iptali sonucu 4/b sigortalılığından sonraki 4/a kapsamındaki sigortalı gün sayılı 353 güne düştüğü, bu iptal ile davacı 4/b sigortalılığından sonra en az 1260 gün 4/a kapsamında sigortalı olma koşulunu kaybettiğinden, davalı Kurumun bağlanan yaşlılık aylığını 01.11.2009 tarihi itibarıyla durduran işleminin de mevzuata uygun olduğu anlaşılmış, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;sadece aleyhe tanık beyanları değerlendirilerek hüküm kurulduğunu, gece bekçisi olarak çalışan müvekkilinin amele olarak çalışmasının ve işvereni tanımamasının olağan olduğunu, komşu tanıkların anlatımları ile de çalışmanın sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, işyeri Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.