11. Hukuk Dairesi 2013/7071 E. , 2013/21313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2013 tarih ve 2011/528-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş
**11. Hukuk Dairesi 2013/7071 E. , 2013/21313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2013 tarih ve 2011/528-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.06.2006 tarihinde kan sayım solüsyonu olarak adlandırılan 14.760 YTL tutarındaki 3 kutu tıbbi malı (12.000 birim) İstanbul’da bulunan Endüstri Medikal Malzeme ve Cihazlar San. Tic. Ltd. Şti.'ye gönderilmek üzere davalı kargo şirketinin Şanlıurfa şubesine sevk irsaliyesi ve teslim fişiyle teslim ettiğini, ancak davalı kargo şirketi tarafından taşıma esnasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete ait malın hasarlanarak kullanılmaz hale geldiğini ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, davalıdan zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, meydana gelen zarardan dolayı 14.760 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının taşınan kargonun içeriği hakkında müvekkiline bir beyanda bulunmadığını, taşıma öncesi malların niteliğinin bildirilmesi halinde sözkonusu malların müvekkili tarafından taşınmayacağını, ayrıca davacının kırılacak nitelikte olan malların içeriğini beyan etmediği gibi bu malların taşınırken zarar görmemesi için gerekli ambalaj yapımında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu nedenle davaya konu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak özel taşıma kolisi dışına davalı taşıma şirketine teslimatı yapan Hasan Karakuş'un başka bir mukavva kutuya koruma amaçlı bu kolileri yerleştirdiği etrafını da kağıtlarla desteklediği taşıyıcı firmanın görmesi içinde kutu üzerine dikkatli taşınması gerektiği ibaresini yazdığı, sevk irsaliyesinde ise ambalajın taşımaya elverişli bulunmadığı hususunda herhangi bir çekinceya rastlanmadığı,davalı şirketin taşıma sırasında zarar gören emtiaya gerekli dikkat ve özen gösterilmeden gelişi güzel yükleme yapıldığı ambalaj üzerine fazla yük konulduğu yada emtianın sevki sırasında taşıma aracının süratli seyretmesi sırasında zarar gören emtia üzerindeki diğer emtiaların baskısı sonucunda kan sayım solisyonlarının zarar gördüğü zararın taşıyıcının kusurundan kaynaklandığı emtiada ambalaj hatasının bulunmadığı,taşıyıcının taşınmak üzere teslim aldığı emtiayı varış yerindeki alıcısına teslim edinceye kadar geçen süre içerisindeki ziya ve hasardan sorumlu olduğu, davalının zarar gören emtiaların nasıl taşınacağını ve taşınması gerektiğini bilebilecek konumda olduğu taşımaya uygun plastik orijinal ambalajında ve destek olarak bir mukavaya konulan emtiaların zarar görmesinde ve hasara uğramasında tamamen kusurlu olduğu, davacıya izafe edilebilecek herhangi bir müterafik kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile mal bedeli olan 14.760,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, 02.06.2011 tarihli bozma ilamının 3 numaralı bendinde "davacının davalıya yaptığı başvuruda zarar tutarını 4.271,77 TL olarak göstermiş olmasına rağmen davada ne sebeple 14.760,00 TL istediği, hasarlanan mal değerinin ne kadar olduğu hususları üzerinde durularak davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına rağmen, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda bu yönde hiçbir belirleme yapılmamış ve mahkemece de gerekçede bu hususa değinilmemiştir. Bu durumda davalı taşıyıcının ancak gerçek zarardan sorumlu olduğu gözetilerek TTK 785. madde çerçevesinde zarar tutarı konusunda bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle hüküm kurulmak gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.