5. Hukuk Dairesi 2017/19562 E. , 2018/18442 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el …
**5. Hukuk Dairesi 2017/19562 E. , 2018/18442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz (...) beldesinde olup somut emsal olarak alınan taşınmaz ise ... ilçe merkezinde ve emsal satış 10.11.1994 tarihli eski satıştır. Dava konusu taşınmaz ile somut emsal alınan taşınmazın konumları, ilçeye mesafeleri, emsalin satış tarihinin eski olması nazara alındığında alınan rapor ve yapılan emsal karşılaştırması hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle oluşturulacak yeni bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2)Kabule göre de, Dava konusu taşınmazın arta kalan kısmında; kamulaştırma nedeniyle imar durumu itibariyle herhangi bir kısıtlama olup olmayacağı, olacak ise oranı, ilgili Belediye Başkanlığından sorulup, bu kısmın yapılaşma imkanı bulunup bulunmadığı da araştırılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, soyut ifadelerle kalan kısmın işe yaramaz hale geleceğini kabul eden rapor uyarınca artan kısmın bedeline hükmedilmesi 3)Davanın kısmen reddine karar verildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4)Dava konusu taşınmaza 04/11/1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından, nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.