Başvuru, sendika yetki tespitine itiraz talebiyle açılan davanın makul sürede sonuçlanmaması nedenliyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sendika yetki tespitine itiraz talebiyle açılan davanın makul sürede sonuçlanmaması nedenliyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/7/2016 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Sendika, 1949 yılında İstanbul Lastik ve Kauçuk Sanayi İşçileri Sendikası olarak kurulmuş ve 1959 yılında LASTİK-İŞ (Sendika) ismini almıştır. Sendika tüzüğünde iş kolunun lastik, petrol ve kimya olduğu belirtilmiştir. Davacı işyerinin dava tarihinde İstanbul Ümraniye'de fabrika ve İstanbul Eminönü'nde merkez işyeri bulunmaktadır. Davacı; internet sitesinde yer alan bilgilere göre merkezi İstanbul Sancaktepe’de 000 metrekare kapalı alanında, 150 çalışanıyla birlikte başta kimya sektörü olmak üzere temizlik, kozmetik, petrokimya, boya, gıda ve ilaç sektörlerinde tedarikçiliğini sürdürmektedir. Başvurucu Sendika, davacı işyerinde toplu iş sözleşmesi (TİS) yapmak için yeterli sayıya ulaştığını belirterek yetki tespiti talebiyle 11/1/2007 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurmuştur. Sendikaların TİS akdedebilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki başvurusunda bulunması gerekmektedir. Yetki talebi, talepte bulunan sendikanın işverenle aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğinin ve işçilerin belli bir çoğunluğunun sendikaya üye olduğunun tespit edilmesine ilişkindir. Söz konusu tespit yapılırken sendikanın TİS kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin en az yarıdan fazlasının, işletmede ise en az yüzde kırkının kendi üyesi bulunması koşulu aranmaktadır. İşletme kavramı ise aynı işverenin aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir veya birden fazla işyerini ifade etmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 26/2/2007 tarihinde davacıya ait Ümraniye/İstanbul adresindeki işyerinde 129 işçinin çalıştığını, 67 işçinin sendikaya üye olduğunu belirterek Sendikanın gerekli çoğunluğu sağladığını tespit etmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tespitinde sadece fabrika işyerindeki işçi sayısı dikkate alınmış olup merkez işyerindeki işçi sayısı dikkate alınmamıştır. Davacı işyeri 12/3/2007 tarihinde Ankara İş Mahkemesinde yetki tespitine itiraz davası açmıştır. Davacı, İstanbul ilinde Ümraniye ve Eminönü semtlerinde iki ayrı işyerinin bulunduğunu ve bu işyerlerinin birlikte işletme niteliği taşıdığını, yetki tespitinde bu iki işyerindeki işçi sayısının dikkate alınması gerektiğini, dolayısıyla başvurucunun gerekli çoğunluğu sağlayamadığını ileri sürmüştür. Davacı ayrıca güvenlik görevlilerinin sendikaya üye kaydedildiğini, üyelik tarihlerinin yanlış hesaplandığını, toplam işçi sayısı ve üye sayısında da hatalı değerlendirmeler yapıldığını iddia ederek yetki tespitinin iptalini talep etmiştir. Ankara İş Mahkemesi 12/9/2012 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyanın yetkili İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtayın 26/12/2012 tarihli kararıyla onanmıştır.A. İş Kolu Tespitine İlişkin Süreç Davacı 13/11/2009 tarihinde merkez işyeriyle (Eminönü) fabrika işyerinin (Ümraniye) aynı iş kolunda bulunduğunu, bu işyerlerinin işletme teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesi ve işyerinin Sendikanın iş kolundan farklı iş koluna girmesi nedeniyle sendika üyeliklerinin geçersiz sayılması gerektiğini belirterek iş kolunun tespiti talebinde bulunmuştur. Ankara İş Mahkemesi 12/9/2012 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyanın yetkili İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtayın 5/12/2012 tarihli kararıyla onanmıştır.B. Her İki Dava Sürecinin Birleşmesi İstanbul İş Mahkemesinde devam eden iş kolu tespitine ilişkin yargılama 4/12/2014 tarihinde İstanbul İş Mahkemesi yetki tespitine itiraz davası ile birleştirilmiş, yargılamaya İstanbul İş Mahkemesinde devam edilmiştir. İş Mahkemelerindeki yargılamalar devam ederken davacı işveren Sendikaya üye olan işçilerin üyelik kayıtlarının usulsüz olarak onaylandığı iddiasıyla kayıtları onaylayan noter kâtibi hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. 11/1/2007 tarihinde noter kâtibi hakkında soruşturma başlatılmıştır. Açılan kamu davasında yapılan yargılamada 25/3/2015 tarihinde noter kâtibinin görevi kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında 5 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Noter kâtibi hakkında devam eden cezai süreç, iş mahkemesinde bekletici mesele yapılmıştır. İş Mahkemesi 20/1/2016 tarihinde verdiği kararla asıl davanın (yetki tespitine itiraz) Sendikanın yasanın aradığı gerekli çoğunluğu sağladığının tespiti işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını değerlendirmiştir. Bunun yanı sıra gerekçeli kararda; sendika üye fişlerinin sahte olmadığı, işçilerin serbest iradeleriyle sendika üyeliğinden ayrılmalarına engel bir durum da bulunmadığı, işçilerin sendika üyeliklerinin hâlen geçerli olduğundan sendika üye fişlerinin düzenlenmesi sırasında noter kâtibinin görevini kötüye kullanmaktan yargılanarak ceza almasının sonuca etkisi olmadığı değerlendirilmiştir. Mahkeme birleşen dava yönünden (iş kolu tespiti) ise işverenin, Sendikanın başvurusu üzerine çoğunluğun sağlandığına ilişkin yetki tespiti yazısından sonra işyerlerinin işletme niteliği taşıdığı ve ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar iş koluna girdiğinin tespiti talebinde bulunmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, bunun yanı sıra kendisinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verdiği beyan üzerine iş kolunun tespiti yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesi 5/4/2016 tarihli ilamıyla onanmıştır. Onama ilamında davacının işyerlerinin birlikte işletme teşkil ettiğinin tespiti talebinin de bulunduğu ve mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği belirtmiştir. Yargıtay ilamında, davacının Ümraniye’de bulunan dava konusu işyeri ile birlikte işletme teşkil ettiğini iddia ettiği Eminönü'nde bulunan işyerinde çalışan sayısının toplam 4 olduğunun ve bu 4 işçiden 3’ünün de yetki tespiti başvuru tarihinden sonra işe girdiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Daire ayrıca, davacının Ümraniye’de ve Eminönü'nde bulunan işyerleri -birlikte işletme olarak kabul edilseydi dahi- Eminönü'nde bulunan işyerinde çalışan 1 işçinin toplam sayıya dâhil edilmesinin sonucu etkilemeyeceğini vurgulamıştır. Nihai karar 8/6/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "İş kolunun tespiti" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir"(1)Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.(2) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz..."6356 sayılı Kanun'un "Yetki" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. (2) İşletme toplu iş sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak dikkate alınır ve yüzde kırk çoğunluk buna göre hesaplanır. (3) İşletmede birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. (4) Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyeri veya işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. (5) Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünün tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde her bir işkolundaki toplam işçi sayısı ile işkollarındaki sendikaların üye sayıları yer alır. Yayımlanan istatistik, toplu iş sözleşmesi ve diğer işlemler için yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez. (6) Yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşir. İstatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu süre içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı on beş gün içinde sonuçlandırır. (Değişik iki cümle:12/10/2017-7036/33 md.) Mahkemece verilen karar hakkında, ilgililerce veya Bakanlıkça istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay, temyiz talebini bir ay içinde kesin olarak karara bağlar. (7) Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır. 6356 sayılı Kanun'un maddesinin gerekçesi şöyledir:"...sendikaların temsil yeteneğini artırmak amacıyla yetki alabilecek sendikalar için asgari üye kriteri eklenmiştir" 6356 sayılı Kanun'un "Yetki tespiti için başvuru" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" (1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. (2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir." 6356 sayılı Kanunun "Yetki itirazı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.... (3) ... İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar.İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017- 7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. (5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur."