14. Hukuk Dairesi 2013/11206 E. , 2013/15395 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtl…
**14. Hukuk Dairesi 2013/11206 E. , 2013/15395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, çekişmeli taşınmaz evveliyatının yayla olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının söz konusu edilemeyeceğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava kabulü ile taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Çekişme konusu 267 ada 46 parsel sayılı taşınmaz 10.07.1961 tarih, 22 cilt, 24 sayfa, 1 no'lu tapunun revizyon görmesi ile davalıların bayii adına tescil edilmiştir. Revizyona esas alınan tapularının dayanak ve tedavül kayıtları dosya içerisine alınmamıştır. Anılan tapu kaydının getirtilmesinden sonra, ilk tesise esas kaydın Hazine’nin de taraf olduğu mahkeme kararı veya Hakkı Karar ile oluşturulduğunun anlaşılması halinde bu kararlar Hazine’yi bağlayacağından, davanın bu nedenle reddi gerekir. Taşınmazın ilk tesisinin Hazine’nin taraf olmadığı bir karar ile tescil edildiğinin anlaşılması halinde ise, Hazineyi bağlayıcı bir hüküm bulunmadığından mahkemenin dava konusu taşınmazı yayla niteliğinde kabul etmesi yasaya aykırılık oluşturmaz. Ancak, davanın açıldığı 23.12.2005 tarihinden sonra 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinde 20.06.2007 tarih ve 26558 sayılı resmi gazetede yayımlanan 03.06.2007 tarihli 5685 sayılı kanunla değişiklik yapılmış “Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.