1. Hukuk Dairesi 2010/11650 E. , 2010/11179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KAYNARCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı adına kayıtlı 1093 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, kaydın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde te
**1. Hukuk Dairesi 2010/11650 E. , 2010/11179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAYNARCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı adına kayıtlı 1093 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, kaydın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çekişme konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal isteğine ilişkin olup, mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinde 5841 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak hemen belirtmelidir ki; bir taraf, dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da yeni bir İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse, davada haksız çıkmış olmasına rağmen, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır.(Baki Kuru, Hukuk Usulü Muhakemeleri 5. cilt, sayfa 5338, dipnot 159; 10. H.D. 21/12/1976, 8770/8739 ve dipnot 160: 5. HD 12/09/1977, 5445/5655 dipnot 161: 10.HD 24/02/1976, 6296/1297) Ayrıca her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Öte yandan avukatlık ücreti 29.05.1957 tarih ve 4/16 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yargılama giderlerinden sayılır. Davacı Hazine, temyiz dilekçesinde sair nedenlerden söz etmek suretiyle bu hususa değinmiştir. Hal böyle olunca, somut olayda mahkemece yapılan keşif sonucu çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı ve dava tarihinde davacı Hazinenin haklı olduğu anlaşıldığına ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa gereğince dava reddedildiğine göre davalının tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı Hazinenin, yukarıda değinilen yargılama giderleri açısından temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.