11. Hukuk Dairesi 2023/865 E. , 2024/4269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1746 Esas, 2022/1427 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/204 E., 2019/621 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar veril
**11. Hukuk Dairesi 2023/865 E. , 2024/4269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1746 Esas, 2022/1427 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/204 E., 2019/621 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin pek çok tescilli markasının yanı sıra “SİMFLAT” ibareli markasının 05. sınıfta 2001/18755 işlem numarası ile tescilli olduğunu, davalı şirketin 2017/10880 numaralı “SİMFLOR” marka başvurusuna, müvekkilinin “SİMFLAT” ibareli markasını gerekçe gösterilerek yaptıkları itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da dahil olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın son iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun ayırt edicilik kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sektörde bilinirliği yüksek tanınmış bir marka olduğunu, dava konusu başvuru markasının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını iddia ederek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların ayırt ediciliğinin son derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkatteki müşterisi tarafından hemen fark edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SİMFLOR" markasının etken maddesinin “SİMETİKON” olduğunun görüldüğü, dolayısıyla “SİM” kök unsurunun bu etken maddeye atfen kullanıldığı, dava konusu 2017/10880 sayılı "SİMFLOR" marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen 2001/18755 sayılı "SİMFLAT" ibareli davacı markası arasında, 05. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiaları bakımından bir benzerlik bulunmakla birlikte, söz konusu emtiaların doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi ilgili tüketici kitlesi yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “SİMFLOR” markası ile müvekkili şirketin “SİMFLAT” ibareli markasının, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markalarda ‘’SİMFL’’ ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların son iki harf dışında tüm harflerinin yazılışının, okunuşunun ve dizilişinin tamamen aynı olduğunu, markaların sonunda yer alan "AT" ile "OR" harflerindeki farklılığın, davaya konu markaya ayırt edicilik katmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının aksine, taraf markalarının hem bilinçli hem de ortalama tüketici kitlesi tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını belirterek yerel Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza dayanak markalarının tescilli olduğu "Tıbbi müstahzarlar" emtiasının, sadece davalı şirket başvurusunda yer alan 5/1. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiası ile benzer olup, 5/6. sınıf "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler." emtiası ile benzer olmadığı, bu hususun Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatları ile sabit bulunduğu, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği, 5/1. sınıf ürünlerin ortalama tüketicileri, doktorlar ve eczacılar olduklarından iltibas değerlendirmesinde bu tüketicilerin bilinç düzeylerinin dikkate alınmasının gerektiği, buna göre taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasında, her ne kadar tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler "SİM" ortak kökünden geliyor ise de, “SİM” kök unsurunun “SİMETİKON” etken maddesine atfen kullanıldığı, bu itibarla 5/1. sınıfta yer alan mallar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, yukarıda belirtildiği gibi ilaç markalarında görüşünün dikkate alınması gereken kitlenin doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli kitle olduğundan taraf markaları arasında yer alan bu benzerliğin 5/1. sınıf mallar yönünden iltibasa neden olmayacağı, davalı şirket başvurusunun kapsamındaki 5/6. sınıf malların ise yine yukarıda da belirtildiği üzere davacının markasının kapsamındaki "Tıbbi müstahzarlar" emtiası ile benzer olmadığı, dolayısıyla tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Mahkemece görüşüne başvurulan ve içinde eczacı ve doktor akademisyen bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf Mahkemesi kararının emtia benzerliği yönünden değerlendirmesinin hatalı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ürünün reçetesiz olarak da satıldığını, doğrudan tüketicinin ilaç temininin mümkün olduğunu belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.