5. Hukuk Dairesi 2025/691 E. , 2025/5600 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/19 Esas, 2024/76 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinin 30.01.2020 Tarihli ve 2019/179 Esas, 2020/52 Karar Sayılı Kararı Davacı tüketicinin ikametgahının Başakşehir/İstanbul olduğu, davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş'nin adresinin Esenler/İstanbul olduğu, hem davacı tüketicinin yerleşim yerinin hem de davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş'nin …
**5. Hukuk Dairesi 2025/691 E. , 2025/5600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/19 Esas, 2024/76 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinin 30.01.2020 Tarihli ve 2019/179 Esas, 2020/52 Karar Sayılı Kararı Davacı tüketicinin ikametgahının Başakşehir/İstanbul olduğu, davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş'nin adresinin Esenler/İstanbul olduğu, hem davacı tüketicinin yerleşim yerinin hem de davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş'nin adresinin bulunduğu yer itibariyle Bakırköy Adliyesi yargı çevresi içerisinde bulunduğu ancak başlatılan takibin Nevşehir yargı çevresi içerisinde bulunduğu, davalılardan Teknobims AŞ şirketinin süresi içerisinde verilmiş usulüne uygun cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğundan takibe konu senede karşı açılan menfi tespit davasında yetkili mahkeme takibi yapan icra dairelerinin bulunduğu yer mahkemesi olan Nevşehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Nevşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 13.12.2024 Tarihli ve 2024/19 Esas, 2024/76 Karar Sayılı Kararı Menfi tespit davasında yetkili mahkemenin takibin yapıldığı yer icra dairesinin veya davalının yerleşim yeri olduğu, bu doğrultuda inceleme yapıldığında davalı tüzeli kişinin merkezinin cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere İstanbul olduğu, yine ilgili davanın niteliği gereğince kesin yetki söz konusu olmadığından mahkemece resen nazara alınamayacağı, bu doğrultuda her ne kadar cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuşsa da, bu yetki itirazının davalının sıfata ilişkin itirazının yansıması niteliğinde ve yabancı mahkemelere yönelik olduğu, ayrıca kendi yerleşim yerlerine ilişkin itirazda bulunulmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir: “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” 2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası şöyledir: “Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.” 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesi şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.” 4. 6100 sayılı Kanun’un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin şöyledir: “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” 5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Yerleşim yeri” başlıklı 51 inci maddesinin şöyledir: “Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.” 6. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir. “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” C. Değerlendirme 1. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 2. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 2. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasında tüketici davalarının, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceği belirtilmişse de bu kural 6100 sayılı Kanun'un yetkiye ilişkin kurallarının yanında bir ek yetki kuralıdır. 3. Somut olayda, davacının dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri adresinin Başakşehir/İstanbul olduğu, davalı ... . San. Tic A.Ş'nin yerleşim yeri adresinin .../İstanbul, davalı ... San. A.Ş.'nin yerleşim yeri adresinin ise .../Nevşehir olduğu, dava konusu takibin ise Nevşehir 3. Müdürlüğünde başlatıldığı, dolayısı ile davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, yetkisiz İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmişse de yetki itirazında bulunan davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin; taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde Sofya Mahkemelerinin yetkili yargı yeri olarak belirtildiğini, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettikleri, bu hali ile yetki itirazının usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle geleceğinden bu durumda uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı İstanbul 12. Tüketici Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.