12. Ceza Dairesi 2022/984 E. , 2024/684 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 22.01.2016 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 06.11.2020 tarihli, 2020/1395 esas, 2020/3897 karar sayılı "istinaf başvurusunun esasta…
**12. Ceza Dairesi 2022/984 E. , 2024/684 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 22.01.2016 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 06.11.2020 tarihli, 2020/1395 esas, 2020/3897 karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2114 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 08.02.2012-29.08.2012 tarihleri arasında 203 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 16.11.2012 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla; Davacının 1.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, tazminata esas soruşturma dosyasında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın davacıya tebliğ edilmediği, soruşturma dosyasının incelenmesinde davacı vekilinin ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflara tebliğ talepli 07.04.2015 tarihli dilekçesinin bulunduğu, dilekçe tarihi itibariyle davacının kararı öğrenmiş sayılacağı ve karara karşı öğrenme üzerinden 15 günlük yasal itiraz süresinin eklenmesi üzerine kararın 22.04.2015 tarihinde kesinleşmiş sayılacağının ardından CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 22.01.2016 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği gerekçesi ile davanın reddedilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2114 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında, davacının nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 08.02.2012-29.08.2012 tarihleri arasında 203 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, 16.11.2012 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın davacıya tebliğ edilmediği gibi ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da davacıya tazminat açma hakkı olduğunun hatırlatılmadığı, Mahkemesince davacı vekilinin ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflara tebliğ talepli 07.04.2015 tarihli dilekçe ile davacının kararı öğrenmiş sayılacağı kabul edilmiş ise de, dava açma süresinin, dosya kapsamında yapılan incelemede soruşturma dosyasında davacı vekilinin ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve kesinleşmesinin tarafına verilmesi talepli 08.01.2015 havale tarihli dilekçe itibariyle kararın öğrenilmiş sayılacağı ve karara karşı öğrenme üzerinden 15 günlük yasal itiraz süresinin eklenmesi üzerine kararın 23.01.2015 tarihinde kesinleşmiş sayılacağının ardından bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığının kabul edilmesinin gerektiği, tazminat davasının 22.01.2016 tarihinde, 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen sürede açıldığının anlaşılması karşısında, davacının tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın, kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç aylık süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, davacı vekilinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 06.11.2020 tarihli, 2020/1395 Esas, 2020/3897 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 19.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.