11. Hukuk Dairesi 2019/2781 E. , 2021/1328 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.02.2018 tarih ve 2015/1034 E. - 2018/107 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/784 E. - 2019/567 K. sayılı kararı…
**11. Hukuk Dairesi 2019/2781 E. , 2021/1328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.02.2018 tarih ve 2015/1034 E. - 2018/107 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/784 E. - 2019/567 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarında bankaca mevzuat hükümlerine aykırı onlarca işlem yapıldığını, hatta bu usulsüz işlemlerin müvekkiline ait olmayan imzalarla gerçekleştirildiğini, 29.07.2015 tarihinde davalı banka personelleri tarafından 1.644.804.-TL zararı olduğu, ödenmemesi halinde 4.500.000.-TL'ye ulaşacağı hususunda ikna edilerek müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını ve kendisine bir takım belgeler imzalatıldığını, daha sonra müvekkilinin zararın kendi bilgisi ve onayı olmayan mevzuat hükümlerine aykırı işlemlerden kaynaklandığını anladığını ve ilgili belgeler incelendiğinde birçok belgede müvekkili ile eşi ve oğlunun imzalarının taklit edildiğinin görüldüğünü, ayrıca müvekkiline yapılan işlemlerle ilgili olarak açıklayıcı bilgi verilmediğini, riskler konusunda aydınlatılmadığını, bankaların güven müessesesi olmasından dolayı hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını,işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığına dair ispat yükünün bankaya ait olduğunu, yapılan işlemlerin ilgili Tebliğ hükümlerine de aykırı olduğunu,müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 5.163.236.-TL’nin ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada, sözde vade tarihi olan 31.12.2015 tarihinde müvekkili hesabından davalı banka tarafından toplam 522.200.-TL haksız ve hukuka aykırı tahsilat yapıldığını ileri sürerek 522.200-.TL’nin ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.