8. Hukuk Dairesi 2013/8532 E. , 2013/17605 K. "İçtihat Metni" ..... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye duruşmalı olarak gönderilmiş olup, duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Dava, alacaklı t
**8. Hukuk Dairesi 2013/8532 E. , 2013/17605 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye duruşmalı olarak gönderilmiş olup, duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Dava, alacaklı tarafından İİK'nun 99.maddesi gereği açılan istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece, BK'nun 534. maddesine göre bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabileceklerinden, şahsi borçtan dolayı adi ortaklık mallarının haczi yapılamayacağından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından esastan ve davalı üçüncü kişi vekili tarafından ise katılma yolu ile kötü niyet tazminatı ve vekalet ücreti yönünden bozulması için ayrı, ayrı temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı vekili, .........2012/4208 sayılı dosyası ile 18.10.2012 tarihinde yapılan haciz ile borçluya ait olan menkul malların borçlunun ve üçüncü kişinin zilyetliğindeyken haczedildiğini, haciz esnasında borçlu ile üçüncü kişinin arasında ortaklıktan ötürü çıkan tartışmalar sebebiyle İcra Müdürlüğü'nce, İİK'nun 99.maddesi uyarınca kendilerine istihkak davası açmak için süre verildiğini, borçlu ...'nin ....... isimli adi ortaklığın % 50 ortağı olduğunu,....... 13.01.2011 tarih ..... yevmiye numaralı Adi Ortaklık Sözleşmesi uyarınca, bu ortaklığı temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunu, bu yetki dahilinde söz konusu senetlere....... temsilen imza attığını, faturaların da ortaklıktaki temsil yetkisine dayanarak ödemeler yaptıktan sonra kesildiğini, haciz esnasında borçlu ...'nin de hacze konu iş yerinde bulunduğunu, ...'nin haciz esnasında dava konusu menkullerin kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, hem iş yerinin hem de iş yerinde bulunan kasanın bir anahtarının halen kendisinde olduğunu ikrar ettiğini, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi ...'ın beyanında; borçlu ile .........13.01.2011 tarih 438 yevmiye nolu Adi Ortaklık Sözleşmesiyle resmi anlamda ortak olduklarını, ancak ortaklıklarının 5 ay önce bittiğini, ortaklığın bitimiyle 2 ay boyunca borçlunun iş yerini kendi ismi altında çalıştırdığını, daha sonra ...'nin sözlerini tutmadığını ve iş yerinden 180.000-TL aldığı için işin başına tekrar kendisinin geçtiğini ifade ettiğini, bu beyanın bile söz konusu menkullerin borçluya ait olduğunun ikrarı olduğundan istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, davanın İİK. 99. maddesine göre 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, haczin 18.10.2012 günü gerçekleştirildiğini, haciz esnasında alacaklı vekiline istihkak davası açması için 7 gün süre verildiğini, davanın 12 gün sonra ............ açıldığını, aynı zamanda alacaklı ...'ın, borçlu ...'nin ablasıyla evli olduğunu, evlerinin yan yana olduğunu, her gün görüştüklerini, sıkı ilişkileri olduğunu, ...'ın işsiz olup ...'nin yardımıyla geçindiğini, ihtiyati haczin hacze gidilen adresten farklı bir yerde, davalıya ait iş yerinde gerçekleştirildiğini, haciz yapılan yerde müvekkili adına kayıtlı vergi levhası bulunduğunun görüldüğünü, haczin gerçekleştiği yerin müvekkilinin işyerinin bulunduğu "........." adresi olduğunu, hacze gidilen adresin haciz tutanağında "..........." olduğundan davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu ... vekili, ... ile diğer davalı ...'ın........13.01.2011 tarih 438 yevmiye nolu adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını hacze konu işletmeyi % 50 kar zarar ortaklığı şeklinde işletmeye başladıklarını, ...'ın hırdavat malzemeleri alınırken kendisine düşen pay olan 150.000 TL ödemeyi yapmadığını, davalı ...'ın adi ortaklıkta payına düşen bedeli ödememesi üzerine iş yerine hacizler gelmeye başladığını, bunun üzerine müvekkilinin davacıdan 150.000 TL nakit para almak zorunda kaldığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kurban bayramı tatili nedeniyle davanın süresinde açıldığı, takip konusu borcun adi ortaklığın değil ...'nin şahsi borcu olduğunun anlaşıldığı, Yargıtay'ın emsal ilamında adi ortaklıkta, ortaklardan birinin şahsi borcu dolayısıyla ortaklık malının haczedilemeyeceği, Borçlar Kanunu'nun 534.maddesine göre bir ortağın alacaklılarının haklarını ancak ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilecekleri adi ortaklık mallarının şahsi borçtan dolayı haczinin gerçekleştirilmeye çalışıldığı anlaşıldığından, davanın reddine, 440-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı, davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. 1) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı ... vekilinin tüm, davalı üçüncü kişi ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2) Davalı üçüncü kişi ... vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelemesine gelince; istihkak davaları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 11.maddesi 4.fıkrası son cümlesi gereğince nispi vekalet ücretine tabi davalardan olup takip konusu alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilir. Mahkemece, dava reddedildiğinden davalı alacaklı yararına değeri daha düşük olan haciz miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan vekâlet ücreti yönünden yazılı biçimde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin tüm ve davalı üçüncü kişi vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin vekalet ücretini kapsayan temyiz itirazının kabulüyle hükmün vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .......