T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1255 - 2025/1518 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1255 KARAR NO : 2025/1518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : 2024/5 Esas 2025/305 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1255 - 2025/1518 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1255 KARAR NO : 2025/1518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : 2024/5 Esas 2025/305 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.02.2007 tarihinde dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'in yönetiminde olup, davalı Sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi düzenlenmiş bulunan ... plakalı aracın karıştıkları trafik kazasında yolcu konumunda bulunan ...'nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde desteğin bir kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava öncesi davalı şirkete başvuru yapılmış ise de bir sonuç alınamadığını, destek ...'nın serbest meslek erbabı olup aylık kazancının 3.000,00 TL olduğunu, davacıların vefat nedeniyle maddi zarara uğradıklarını belirterek, her bir davacı yönünden ayrı ayrı 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 01.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin itirazlarının yanı sıra esas yönünden anılan kaza nedeniyle 15.04.2008 tarihinde 24.716,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını, söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarının ödeme miktarının mahsubu sonrası kalan kısımla sınırlı bulunduğunu, kabul anlamında olmamak kaydıyla kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, hesaplamanın TRH - 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz üzerinden yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle ispatlanmasının zorunlu olduğunu, aksi takdirde hesaplamaya asgari ücretin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşımasının şartları bulunduğundan bu yönde indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacıların kaza nedeniyle elde ettikleri gelir ve tazminatların mahsubunun zorunlu olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile ve bakiye poliçe teminat limiti ile sınırlı bulunduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, davalı tarafça ödeme yapılan ...'ın müteveffanın desteğinden faydalanıp faydalanmadığı hususunda yapılan incelemede, müteveffa ...'nın ...'ın nüfus kaydında baba hanesinde görünen ... ile aynı kişi olup olmadığının Nüfus Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda da değinildiği üzere, ... evlilik dışı doğumu sonrası tanzim edilen doğum tutanağında baba hanesine yazılan ...'ın açık kimlik bilgilerinin bulunmadığı, bu nedenle müteveffa ...'ın ...'ın desteği olup olmadığının nüfus kayıtları ile tespitinin mümkün olmadığı, davalı tarafça süresinde herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, müteveffa ...'ın ...'ın desteği olmadığının mahkemece kabul edildiği, dosya arasına alınan Savcılık KYOK kararı ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, 2007 yılında gerçekleşen kazada davacılar desteğinin müterafik kusuru bulunduğu iddiası ile hatır taşıması iddiasının ispata yarar davalı tarafça sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı, mahkemece celbedilen evraklardan müterafik kusur indirimini gerektirir herhangi bir delile de rastlanmadığından davalının müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri itirazlarının reddine karar verildiği, olay tarihi olan 24/03/2007 günü, saat 22.30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Samsun istikametinden Merzifon istikametine seyri halinde iken 15 + 400 km'ye geldiği sırada, taşıt giremez ve mecburi yön levhaları ile belirtilmiş orta refüjle bölünmüş yola girdiği sırada karşı yönden gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karşı şeritte çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen bu kazada davalı sigortanın sigortalısı araç sürücüsünün tamamen %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limitinin 60.000,00 TL olduğu, davacı çocuk ...'ya daha önce davalı sigorta tarafından 15/04/2008 tarihinde yapılan ödeme ile bu davacının zararının fazlasıyla karşılanmış olup, bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebinin yerinde olmadığı, davacı anne ...'nın ise uğradığı net gerçek maddi zararının hesap bilirkişisi tarafından 250.118,80 TL olarak hesaplanmasına karşın poliçe teminat limiti ile davacı çocuk ... yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacı annenin talep edebileceği tutarın 55.714,18 TL olarak hesaplandığı açıkça anlaşılmakla, davacı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davacı anne yönünden ise davanın bedel artırım dilekçesi gözönünde bulundurularak kabulüne yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davacı ... yönünden davanın reddine, 3-Davacı anne ... yönünden davanın KABULÜNE, 55.714,18 TL DYK tazminatının 01/04/2020 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine" karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, ... yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi, müvekkil ...'nın tazminat talebini, davalı sigorta şirketinin 15/04/2008 tarihinde 5.780,58 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle reddettiğini, davalı sigorta şirketi bu ödemeyi, müvekkil ...'ya değil, müteveffanın eski eşi olan ...'a yaptığını, destekten yoksun kalma tazminatı, doğrudan destek gören yakınların şahsında oluşan ve devredilemez bir hak olduğunu, bu nedenle, ...'a yapılan ödemenin, müvekkil ...'ya yapılmış sayılmayacağını ve onun zararından mahsup edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ...'a ödenen 24.716,00 TL'lik tazminatın 5.780,58 TL'lik kısmının müvekkil lehine yapıldığı iddiasının, hem gerçek dışı hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira müvekkil ...’nın, müteveffanın reşit olmayan çocuğu olduğunu, eski eş konumundaki ...'ın, müvekkilden daha fazla veya eşit oranda destekten yoksun kalmış olmasının mümkün olmadığını, bu durumda, müvekkil lehine ödendiği iddia edilen 5.780,58 TL, gerçekten ödenmiş olsa bile, müvekkilin yoksun kaldığı desteği karşılamasının mümkün olmadığını, müvekkillerin desteği olan müteveffa ..., kaza tarihi itibarıyla serbest meslek erbabı olup aylık ortalama gelirinin 3.000,00 TL olduğunu, ancak söz konusu raporda bu maddi gerçeklik göz ardı edilerek müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplandığını, hükmedilen tazminata avans faizi uygulanması gerektiğini, mahkemenin, davanın ticari bir dava olmasına rağmen, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verdiğini, oysa, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un ilgili maddeleri gereğince, ticari işlerde temerrüt faizinin Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredileri için öngördüğü artan oranlarda avans faizi olması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da bu yönde olup sigorta şirketlerinin ticari sorumlulukları gereği avans faizinden sorumlu olduklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, davacı ...’ya yapılan ödemenin ödeme tarihi itibarıyla yeterli olduğunun bilirkişi raporunda değerlendirilmesine, anılan şahıs ödeme tarihi itibarıyla reşit olmadığından ödemenin sigorta şirketince annesine yapıldığının anlaşılmasına, gelire ilişkin olarak asgari ücretin üzerinde bir gelir tespit edilemediğinden gelir durumunun asgari ücret olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca ise Sigorta Hukuku'ndan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalar olup anılan Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmakla birlikte, uygulanacak faiz türü açısından sigortalı aracın kullanım şeklinin değerlendirilmesinin gerekmesine, araç hususi olmakla yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca (60.000 TL poliçe teminat limiti gözetildiğinde) KESİN olmak üzere 04/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.