11. Ceza Dairesi 2022/7141 E. , 2023/7973 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1311 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2020 tarihli…
**11. Ceza Dairesi 2022/7141 E. , 2023/7973 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/1311 Değişik iş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2020 tarihli ve 2019/132691 Soruşturma, 2020/80883 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2021 tarihli ve 2021/1311 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.03.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.06.2022 tarihli ve 2021/19909 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100748 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100748 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki şikayetinde, şüpheli...'ya vekaletname vermemesine rağmen sanki vekaletname vermiş gibi vekaleten müşteki adına yapı denetim hizmet sözleşmesine imza attığını, bu sözleşme nedeniyle de ... Yapı Denetim Ltd. Şti. yetkililerinin hakkında ... 2. İcra Müdürlüğünün 2019/5444 sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını beyan etmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan 2019/132691 sayılı soruşturma evresi sonunda "...müştekinin bu konuda kendisine vekaletname verdiğini, iddia edildiği gibi yapı denetim sözleşmesine müştekinin imzasını taklit ederek atmadığını, aldığı vekaletname gereğince kendisine verilen yetki kapsamında kendi imzasını atarak sözleşmeyi tamamladığını beyan ettiği, aynı şekilde sözleşmenin diğer tarafı olan ... Yapı Denetim firmasının sahibi olan Selimhan Demir de aynı şekilde beyanda bulunarak...'nun savunmasını teyit ettiği, dosya arasında mevcut 21 Temmuz 2015 tarihinde 24851 yevmiye nolu...2. Noterliğinde düzenlenen vekaletnamenin gerekli yetkiyi... adına içerdiği nazara alındığında şüpheliler hakkında atılı suçtan kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak soyut iddia dışında delil bulunmadığı anlaşılmakla ..." şeklindeki gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şüpheli...'nun ...İnşaat Limited Şirketinin ortağı olduğu ve aynı zamanda yüklenici olarak faal çalışan ve inşaatlar yapan bu firmanın yetkilisi olduğu, diğer şüpheli Selimhan Demir'in ise ... yapı denetim firması adına hareket ettiği, soruşturma dosyasında bulunan 21 Temmuz 2015 tarihli ve 24851 yevmiye nolu vekaletname incelendiğinde, şüpheli...'ya inşaat ile ilgili yetkiler verildiği, yapı denetim ile ilgili yetkiler verilmediği, yapı denetim ile ilgili yetkilerin ...ve ... isimli kişilere verildiği, Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesine göre “Yapı denetim kuruluşları ve görevleri :– Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.” şeklinde düzenlemeleri içerdiği, Hem ilgili Kanun hükümleri hem de söz konusu vekaletname uyarınca, düzenlenen yapı denetim sözleşmesine şüpheli...'nun müşteki adına vekaleten imza atma yetkisinin bulunmadığı halde müşteki adına hareket ederek 02/10/2017 tarihli yapı denetim hizmet sözleşmesini imzaladığının anlaşılması karşısında, şüpheli... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin elde edildiği, delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası; "Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. 7. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un (4708 sayılı Kanun) yapı denetim kuruluşları ve görevleri başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez." hükmü yer almaktadır. 8. 4708 sayılı Kanun'un yapı denetimi hizmet sözleşmeleri başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının önceki halinin; "Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir." ve aynı maddenin 11.05.2018 tarihli ve 7143 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik birinci fıkrasının ise; "Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir. Yapı denetim hizmet sözleşmeleri Bakanlıkça belirlenen haller dışında feshedilemez. " şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 9. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; arsa sahibi olan şikâyetçi ... ile ...İnş.Pet.ve Gıda Ür.Paz.San.ve Tic.Ltd.Şti. yetkililerinden olan ...arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini müteakip, şikâyetçinin...2. Noterliği'nin 21.07.2015 tarihli ve 24851 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile imar ve inşaat işleri için bahse konu şirketin diğer yetkilisi şüpheli... ile beraber ... ...ve ...'yı, yapı denetimi içinse yalnızca ...ve ...'yı vekil tayin ettiği, ... Yapı Denetim Ltd.Şti. tarafından anılan inşaata ilişkin 27.01.2016 tarihli hizmet sözleşmesi düzenlenmesine karşın hakediş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle 07.08.2019 tarihinde şikâyetçiye yönelik icra takibinde bulunulduğu, yapı denetimi hizmet sözleşmesi incelendiğinde yapı sahibi olarak şikâyetçi ...'in isminin yazıldığı, bununla beraber sözleşme altında bulunan imzanın şikâyetçiye ait olmayıp, 4708 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekil tayin edilmesi de mümkün bulunmayan ...İnş.Pet.ve Gıda Ür.Paz.San.ve Tic.Ltd.Şti. yetkilisi şüpheli...'ya ait olduğunun iddia olunması ile şüpheli...'nun alınan ifadesinde, hizmet sözleşmesini kendisinin imzaladığını beyan etmesi karşısında; öncelikle belge aslının ya da aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış bir suretinin getirtilerek dosya arasına alınması ve belgenin ilgili idare ya da belediyeye sunularak kullanılıp kullanılmadığının da belirlenmesinden sonra, 4708 sayılı Kanun'un 2 nci ve 5 inci maddeleri de dikkate alınmak suretiyle şüphelilerden...'nun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken; "...dosya arasında mevcut 21 Temmuz 2015 tarihinde 24851 yevmiye nolu...2. Noterliğinde düzenlenen vekaletnamenin gerekli yetkiyi... adına içerdiği nazara alındığında şüpheli hakkında atılı suçtan kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak soyut iddia dışında delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2021 tarihli ve 2021/1311 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.