Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 14.11.1994-01.04.2023 tarihleri arasında satın alma bölümü görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, kıdem tazminatının müvekkiline ödenmesi için icra takibi başlatıklarını, davalı tarafça borca itiraz edildiğini belirterek Kütahya 2. İcra Müdürlüğünün 2023/2602 Esas sayılı dosyasında borçlunun borca itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olm…
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacını itirazın iptali davasına konu kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile tazminatın hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta, tarafların dava şartı olan arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, davalı tarafın sürece katıldığı ve sürecin sonunda anlaşamadıkları görülmektedir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/14 hükmünün son cümlesi uyarınca; arabuluculuk gideri yargılama gideri olup anlaşmaya varılamaması hâlinde, ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326/2 hükmüne göre yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiği de dikkate alındığında, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk masrafı hakkında hüküm kurulmaması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.