4. Hukuk Dairesi 2010/11167 E. , 2011/13432 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/04/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ka…
**4. Hukuk Dairesi 2010/11167 E. , 2011/13432 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/04/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince: a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş; karar, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, maliki olduğu araç ile seyir halinde iken davalının maliki ve idaresindeki aracın kendi aracına arkadan çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek uçuruma yuvarlandığını, aracının kullanılamaz hale geldiğini ve kendisinin de ağır yaralandığı belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istemiş ayrıca karşı davacı olarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunarak yargılama sırasında maddi tazminat talebini atiye bırakmıştır. Ceza dosyasında aldırılan ve mahkemenin de hükme esas aldığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; kazanın oluşumunda davalı-karşı davacının asli, davacı-karşı davalının ise tali kusurlu olduğu bildirilmiştir. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kazanın oluşumunda davalı ...'nın asli kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının yüzünde sabit eser kaldığı ve vücut bütünlüğü ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karşı dava hakkında ise; maddi tazminat talebi atiye bırakıldığı, manevi zararla ilgili delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, aracın kullanılamaz şekilde hasar görmesine yol açacak biçimde sonuçlanan bir kazadan dolayı davalı ...'nın da ruhsal ve sinirsel bütünlüğünün sarsıldığının kabul edilmesi gerekir. Ayrıca yaralandığını kanıtlaması gerekmez. Bu nedenle davalı-karşı davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken istemin tümden reddedilmiş olması uygun bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olay tarihi, kusur durumu ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacı-karşı davalı ... için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a-b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/02/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.