4. Hukuk Dairesi 2021/25583 E. , 2024/420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2299 E., 2021/871 K. DAVA TARİHİ : 30.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/350 E., 2018/452 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkem
**4. Hukuk Dairesi 2021/25583 E. , 2024/420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2299 E., 2021/871 K. DAVA TARİHİ : 30.03.2016 HÜKÜM/KARAR : Davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/350 E., 2018/452 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabuüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç içerisinde yolcu konumunda olan davacının 05.02.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 1.000,00 TL geçici ve 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.01.2018 tarihli dilekçesiyle talebini toplam 230.566,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili, davayı kabul anlamına gelmemekle; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, davacının kaza geçirdiği aracın ticari bir araç olmadığı gibi yapılan taşımanın hatır taşıması olduğunu, kazada müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 11.04.2018 tarihli ek rapor doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 8.477,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 149.608,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Mahkemece yapılan takdiri indirim oranının fahiş olduğunu, PMF Yaşam Tablosu ve iskontolama yöntemiyle hesaplama yapan 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faize göre hesaplama yapılmak suretiyle düzenlenen ek rapor doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının bakiye ömrünün 5 ay fazla hesaplandığını, 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçeye ilişkin zarar hesabının genel şartlarda benimsenen yöntemle yapılmamasının doğru olmadığını, hatır taşımasına ilişkin indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, bakiye ömür süresi hatalı olarak 46 yıl alınmak suretiyle fazladan hesap yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, raporda %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yeni genel şartlar ile getirilen hesaplama yöntemi üzerinden tazminat hesabı yapıldığı, davacının bakiye ömrü TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre 46 yıl üzerinden doğru bir şekilde tespit edildiği, davacının araç sürücüsü olan Selami Ardahan ile birlikte hasta ziyaretine gittikleri, taşıma işinde dava dışı sürücünün menfaatinin de bulunduğu, hatır taşımasının söz konusu olmadığı, davacının alkollü araç sürücüsünün aracına binmiş olması nedeniyle yapılan %20 müterafik kusur indirimi yargısal uygulama ile örtüştüğü, bu nedenlerle davalının istinaf talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafça PMF Yaşam Tablosuna ve iskontolama yöntemine göre hesap yapılmasının istenildiği, bu şekilde yapılan hesaplamaya ilişkin 10.01.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tazminat hesabına göre davanın ıslah edildiği, bu şekilde hesaplanan tazminata hükmedilmesinin talep edildiği göz önüne alınarak anılan bilirkişi raporu esas alınması ile davacının alkollü olduğunu bildiği sürücü idaresindeki araca binerek zararın artmasına neden olduğu ve bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca davanın kısmen kabulü ile 175.975,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.477,72 TL geçici iş göremezlik tazminatının (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması ve müterafik kusura ilişkin indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, kaza tarihinde 31, 12 yaşında olan davacının bakiye ömrü 36,61 yıl yerine hatalı bir şekilde 37 yıl olarak belirlendiğini, ek raporda davacının bakiye ömrü hatalı olarak 46 yıl olarak tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacı ile arkadaş olduğu, birlikte eğlenmeye gittikleri beyan edilmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.