15. Ceza Dairesi 2013/2789 E. , 2014/887 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, y…
**15. Ceza Dairesi 2013/2789 E. , 2014/887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK'nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesinde; Tacir, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir. Ticaret şirketleri,aynı yasanın 124. maddesinde, Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Buna göre; Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir. Bu suçun oluşabilmesi için,Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir. Sanığın, sahte olarak düzenlemiş olduğu 20.11.2004, 04.12.2004 ve 20.02.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmelerine istinaden katılana ait Didim ilçesinde bulunan ... ada ... parsel numaraları taşınmazlar üzerinde inşaat yaptıktan sonra Didim Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptal tescil davası açmak suretiyle özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, Belçika'da yaşayan katılanın Türkiye'de emlak ve inşaat işleriyle uğraşan sanık aracılığıyla yatırımlar yaptığı, sanığa adına taşınmaz alma, satma, sözleşme imzalama ve tüm taşınmazları üzerinde inşaat yaptırma hususlarını da içeren geniş kapsamlı 13.08.1999 ve 10.08.2004 tarihli vekaletler verdiği, aralarındaki iş ilişkisinin uzun yıllara dayandığı, katılanın 2003 yılında Türkiye'ye geldiğinde kendi arsasına inşaat yapma konusunda sanıkla konuşarak masrafların katılan tarafından karşılanıp inşaatın işlerinin sanık tarafından takip edileceği, nihayet karı paylaşacakları konusunda anlaştıkları, katılanın Belçika'ya dönmesinden sonra sanık tarafından sahte olduğu iddia edilen kat karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenlenerek inşaatların başladığı, katılanın 2006 yılında Türkiye'ye geldiğinde inşaatları gezdiği, inşaatların % 98 oranında tamamlanmış olduğu, ancak karın paylaşılması ve inşaata harcanan para konusunda taraflar arasında anlaşmazlık çıkması nedeniyle katılanın sanığı azlettiği, buna karşılık sanık tarafından Didim Asliye Hukuk mahkemesine tapu iptal ve tescil davasının açıldığının sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ile anlaşılması karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağına, son olarak sanığın kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yetkilisi olduğu ... Tur. İnş. Ltd. Şti adına müteaahit firma olarak imza attığı gibi mal sahibi olarak da katılan adına imza attığı sözleşmelerde müteaahhit firma ve mal sahibi olarak atılan imzaların açıkça birbirinin aynı olduğunun ilk bakışta anlaşılması nedeniyle sahtecilik suçunun da unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.