Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/462 E. , 2024/2046 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/462 Karar No:2024/2046 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Değerler A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esas
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/462 E. , 2024/2046 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/462 Karar No:2024/2046 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Değerler A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in (III-39.1) 41. maddesine aykırı davranıldığından bahisle davacı şirkete 24.672,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin internet sitesinde "MeksaFX2 Ayrıcalıkları: SPK Güvencesi" ifadesinin yer aldığı tespit edilerek davacıdan alınan savunmanın da değerlendirilmesi sonucunda, davacı şirket tarafından "SPK" unvanına yer verilmeden Kurul tarafından verilen lisansın anlamı genişletilerek kaldıraçlı alım ve satım işlemlerinin tamamen mevzuata uygun bulunduğunu ima eden ifadelerin yatırım güvencesi sağladığı anlamında kullanılmasının yanıltıcı nitelik taşıdığı, daha önce 10/01/2012 tarihli Kurul yazısı ve 23/10/2015 tarihli genel yazı ile mevzuata uygun davranılmasının davacı şirketten istenildiği, ancak hâlen söz konusu ifadenin internet sitesinde kullanılmaya devam edildiği, bu hususun Seri:V, No:125 sayılı Tebliğ'in 20. maddesine aykırı olduğu yönünde tespitlere ulaşılarak davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı; Her ne kadar davacı şirket tarafından, cezanın verilmesine esas alınan Tebliğ yürürlükten kaldırıldığından ceza verilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'e (No:III-37.1) göre, yatırım kuruluşlarının, kendilerine bu Tebliğ uyarınca faaliyet izni verilene kadar mevcut faaliyet esasları çerçevesinde faaliyetlerini yürütmeleri gerekliliği karşısında, dava şirketin kaldıraçlı alım satım işlemlerine yönelik olarak gerçek dışı, yanlış, yanıltıcı veya abartılmış bilgilere dayalı yayın, ilan duyuru ve reklamlar hazırlamaması gerektiğinin açık olduğu; yatırım kuruluşlarının kaldıraçlı alım ve satım faaliyetlerini ancak Kurul'dan izin alarak yapabilecekleri, ancak Kurul'un denetimi altında olmalarına rağmen tüm işlemlerinin Kurul'un güvencesi altında olmadığı, dolayısıyla mevzuta aykırı işlemlerinden dolayı Kurul'un sorumlu olamayacağı, davacı şirketin internet sitesinde yer alan "MeksaFX2 Ayrıcalıkları: SPK Güvencesi" ibaresinin Kurul'un kaldıraçlı alım ve satım faaliyetlerine güvence verdiği şekilde düşünülebileceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin internet sitesinde yer alan "MeksaFX Ayrıcalıkları: SPK Güvencesi" şeklindeki ibarenin Kurul denetimine yapılan bir atıftan ibaret olmayıp kamuoyunu yanıltıcı bir niteliğinin bulunduğu, davacının fiilinin III-39.1. sayılı Tebliğ'in 41. maddesine aykırılık oluşturduğundan bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; Davacı tarafından, kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin ilan ve duyurulara uygulanacak olan ilkelerin 14/01/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ ile getirildiği, dava konusu cezaya dayanak fiilin ve bu fiil nedeniyle davalı idarece savunma isteme yazısının gönderilme tarihinin 14/01/2016 tarihinden önce gerçekleştiği, dolayısıyla dava konusu işlemin, fiil tarihinde yürürlükte olmayan mevzuat hükümlerine göre tesis edildiğinin ileri sürüldüğü; kaldıraçlı alım satım işlemlerinde kamuoyunu yanıltıcı ilan, duyuru vb. yapılamayacağını öngören Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in (Seri:V, No:125), 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (No:III-37.1) ile yürürlükten kaldırıldığı görülmekle birlikte 17/12/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/07/2014 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in 41. maddesinin birinci fıkrasında da benzer düzenlemelerin getirilmiş olduğu ve anılan maddenin somut olaya uygulanabilir nitelikte olduğu, nitekim dava konusu işlemin söz konusu Tebliğ'in 41. maddesine aykırılık nedeniyle tesis edildiği, Tebliğ'in 41. maddesinin birinci fıkrasında 14/01/2016 tarih ve 29593 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ ile değişiklik yapıldığı, ancak söz konusu değişikliğin fıkranın esasına yönelik bir değişiklik getirmediği, dolayısıyla, kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin ilan ve duyurulara yönelik düzenlemelerin 14/01/2016 tarihinden önce de (01/07/2014 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ) mevcut olduğu anlaşıldığından, davacının iddiasının yerinde olmadığı; davacı şirket hakkında III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in 41. maddesine aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuk aykırılık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kararda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yaptırım konusu ibarenin Kurul denetimi altında olduğunun belirtilmesi amacıyla kullanıldığı, amacın yatırımcıların Kurul denetiminde olan kurumlarla işlem yapmalarının sağlanması ve korunması olduğu, lisanslı bir kuruluş olunduğundan Kurul denetimine tabi olduğu ve her türlü işleminin denetlenmekte olduğunun vurgulandığı, ifadelerin gerçek dışı, yanlış, yanıltıcı veya abartılmış olarak değerlendirilemeyeceği, savunma istenildikten sonraki tarihte yürürlüğe giren tebliğe göre ceza verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.