(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6784 E. , 2008/7839 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2007 gününde verilen dilekçe ile mecra ... tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ge…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6784 E. , 2008/7839 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.03.2007 gününde verilen dilekçe ile mecra ... tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, Türk Medeni Kanunun 744. maddesi uyarınca su yolu mecra irtifakı kurulması istemiyle açılmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişinin 25.01.2007 tarihli kırmızı renkle işaretlediği yerden davacının 142 ada 7 parseli yararına davalının maliki olduğu 143 ada 1 parsel üzerinden su yolu mecra irtifakı tesis edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 744. maddesi hükmünce ‘Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür...’ Mecra irtifakına ilişkin bu gibi davalarda, özünü komşuluk hukukundan alır. Burada davanın özelliği ve hukukun genel bir ilkesi gereği fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi taraf yararları da gözetilerek, uygulanmalı, komşular yekdeğerini zararlandırılmamalıdır. Bu genel anlatımlardan sonra somut olaya gelince; bilirkişinin düzenlediği 25.05.20007 tarihli raporda ikinci alternatif olarak ana sulama kanalı ile 147 ada 7 parsel arasında yolun kazılarak boru hattı döşenmek suretiyle taşınmazın sulanabilmesi için yaklaşık 1.50 m derinliğinde, 0.75 m. Genişliğinde ve 14 m uzunluğunda bir alanın kepçe ile kazınarak boru hattı tesisinin mümkün olduğu bildirilmiştir. Görülüyor ki, davacı davalının maliki olduğu taşınmaza elatmaksızın bu alternatifle su yolu mecra ihtiyacını karşılayabilir. Böyle olunca; davalı aleyhine açılan davanın reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.