DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/313 E. , 2024/1013 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/313 Karar No : 2024/1013 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... KARŞI TARAF (DAVALI):... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2021/11860, K:2022/7773 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'd…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/313 E. , 2024/1013 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/313 Karar No : 2024/1013 TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... KARŞI TARAF (DAVALI):... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2021/11860, K:2022/7773 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2021/11860, K:2022/7773 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan adli soruşturma başlatıldığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının kendi beyanı yönünden, davacının üniversite eğitimi döneminde örgüte ait evlerde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile üniversiteye hazırlık sürecinde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversite eğitimi döneminde örgüte ait evlerde kaldığına, bu dönemde örgüt toplantılarına katıldığına ve bazı arkadaşlarını bu toplantılara götürdüğüne, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve hakim adaylığı mülakatından önce örgüt ile ön görüşme gerçekleştirdiğine yönelik kendi beyanının değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, FETÖ/PDY adalet teşkilatı mahrem imamları ile operasyonel hatlardan irtibat yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek "mahrem imam" ve "operasyonel hat"a ilişkin olarak davacının FETÖ/PDY "Avukat Mahrem Yapılanması" içerisinde faaliyet gösteren mahrem imamlar ile operasyonel hatlardan irtibat kayıtlarına dair tespitler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, hem soruşturma aşamasında hem dava aşamasında hakkındaki tespitlerin 2013 yılı öncesine ilişkin olduğu, 2013 yılı öncesinde söz konusu örgütün, terör örgütü olduğu hususunun devlet büyüklerince dahi bilinmediği, hatta devlet büyüklerinin o dönemde örgütten övgüyle bahsedip destek verdiği, kendisinin yapıyla olan ilişkisinin sona ermesinin sebebinin birçok kişi gibi siyasi ve maddi menfaatler olmadığı, yapıyla ilişkisinin bulunduğu dönemde herhangi bir illegal faaliyette bulunmadığı, hakkındaki tespitleri daha önce HSK nezdinde tanık sıfatıyla alınan ifadesinde de anlattığı, dolayısıyla hiçbir şeyi gizlemediği, hakkındaki tanık beyanları ile şahsının beyanlarının çelişmediği, yapının mensubu olsaydı 2012 yılında kazanmış olduğu adli yargı hakimlik sınavının mülakatında başarısız olmasının mümkün olmadığı hususlarını anlatmasına rağmen bu iddialarının hiç dikkate alınmaksızın mahkeme kararında sadece "davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varılmıştır" şeklindeki ifadeye yer verildiği, tanık ifadelerinin, kendi ifadelerini de doğrular nitelikte olduğu, "mahrem imam" ve "operasyonel hat"a ilişkin olarak söz konusu görüşmelerin gerçekleştiği dönemde avukatlık stajı yaptığı, staj öncesinde bu kişilerle görüşmesinin bulunmadığı, söz konusu kişileri tanımadığı, bu kişilerin kod isim kullanmış olabilecekleri, görüşmelerin birkaç adet ve kısa süreli olduğu, ayrıca söz konusu görüşmelerin avukatlık stajı yaptığı dönemde olması nedeniyle meslek icabı gerçekleşmiş olabileceğini de belirtmesine rağmen bu iddiasının da karşılanmadığı, Danıştay Beşinci Dairesi kararının iddialarını karşılamadığı, yeterli bir incelemeye ve gerekçeye dayanmadığı, hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, Daire kararında da belirtildiği üzere, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan adli soruşturma başlatıldığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği anlaşılmış ise de, UYAP kayıtlarının tetkikinden Daire kararından sonra davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin... esasına kayıtlı olarak ceza davası açıldığı anlaşılmıştır. 375 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hakim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilecek kararın beklenmesigerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/10/2022 tarih ve E:2021/11860, K:2022/7773 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.