11. Hukuk Dairesi 2023/6336 E. , 2024/7656 K. MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/860 Esas, 2023/1359 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/899 E., 2020/565 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kab…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6336 E. , 2024/7656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/860 Esas, 2023/1359 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/899 E., 2020/565 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar ile dava dışı ... şirketi ve ... arasında akdedilen 13.11.2013 tarihli sözleşme ile, "... Otel"in işletilmesi hakkının davacılara, 12 yıl 5.5 ay+5 yıl olmak üzere toplam 12 yıl 5.5 ay süre için devredildiğini, anılan sözleşmenin 4 no'lu maddesi uyarınca davalıya devir bedeli olarak 817.500,00 USD ödendiğini, anılan sözleşmenin eki olarak, dava dışı ... ile davacı ... şirketi arasında akdedilen 13.11.2011 tarihli İşletme Sözleşmesinin (D) bendinin 2 nci maddesinde yer alan hüküm ile ...'ın söz konusu otelin çatısını kapatmayı borçlandığını; davalı ...'in de bu sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzaladığını, davacıların uzunca bir süre çatının kapatılmasını beklemelerine rağmen ... tarafından gerekli izinler alınamayınca çatının kapatılmadığını, bu yüzden de otelin odalarının yağmur suyu alarak zarar gördüklerini, ihtarname ile durumu bildirmek sureti ile sözleşmeyi feshettiklerini ileri sürerek ticari işletmenin devri için davalıya ödenmiş olan 817.500,00 USD'lik tutarın, sözleşmenin zamanından önce sona ermesi nedeniyle boşa giden (kullanılmayan sözleşme süresine ilişkin) kısmının davacıya ödenmesini, şimdilik 50.000,00 USD'lik alacak tutarının, sözleşmenin fesih tarihi olan 15.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi (reeskont faizi) ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 620.729,26 USD'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... ile davacı ... şirketi arasında akdedilen işletme sözleşmesinde yer alan hükümle, dava dışı ...'ın söz konusu otelin çatısını kapatmayı borçlandığını, müvekkilinin, işletmeci durumundaki davacıların garantörü sıfatıyla sözleşmenin altını imzaladığını, çatıyı kapatmayı borçlanan dava dışı ...'ın garantörü sıfatıyla imzalamadığını, bu nedenle de davacılar tarafından işletme hakkı devralınan otelin çatısının kapanmamasından dolayı davalı ...'in sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki sözleşmenin akdedilmesinden sonra, davacıların dava dışı ...'dan çatının kapatılmasını talep etmediklerini, dolayısıyla da davacıların sözleşmeyi haksız olarak feshettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede otelin çatısının dava dışı kişi tarafından gerçekleştirilmemesi halinde davalının garantör olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı, sözleşme hükümlerine göre davalının, davacı adına garantör olduğunun belirlenmesi nedeni ile davacılara karşı bir sorumluluğunun olmadığı ve davalıya yönelik feshin usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar ile davalı ..., dava dışı ... şirketi ve ... arasında akdedilmiş olan 13.11.2013 tarihli sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan aynı tarihli işletme sözleşmesinin D/2 no'lu maddesi hükmünde davadışı ...'ın, işletme konusu otelin çatısının kapatılması işini yapmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin 3 no'lu maddesi hükmünde belirtildiği üzere, davalının dava dışı ...'ın değil, davacı ... şirketinin (işletmecinin) garantörü sıfatıyla imzaladığı, delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ne var ki mahkemece davanın tazminat davası olarak nitelendirilip davalı lehine AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davanın, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla sözleşmenin feshi ile satış bedelinin kullanılmayan süresine ilişkin bölümünün istirdatı istemine ilişkin alacak davası olup bu durumda mahkemece aynı tarifenin birinci fıkrası uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sureti ile davanın reddine ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmeye aykırılık iddiasıyla feshe dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.