8. Hukuk Dairesi 2019/2529 E. , 2021/2313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, men talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne, kal talebi yönünden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalının, v
**8. Hukuk Dairesi 2019/2529 E. , 2021/2313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, men talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne, kal talebi yönünden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalının, vekil edenine ait ... Mah. 230 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 29 m2'lik kısmına yapı yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu belirterek davalının dava konusu taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine ve üzerindeki yapının kal'ine; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geriye dönük olarak 5 yıl için 2.720 YTL ecrimisilin dilekçede belirtilen her bir dönem için işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş, duruşmadaki beyanında dava konusu yerde 1990 yılından bu yana ve halen oturduğunu, Kaymakamlığın men kararına rağmen iskan zorunluluğu nedeniyle halen oturduğunu, binanın yıkılması halinde mağdur olacağını, binanın tecavüz ettiği yeri bedeli karşılığında almak istediğini beyan etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalının ... mahallesinde yer alan 230 ada 1 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin men'ine, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile toplam 1.757,00 TL'nin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın asgari levazım bedelini ödememesi nedeniyle kal talebinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve ka’l istemine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin, kal talebi yönünden verilen karara karşı temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacının devlet demiryolu ve varyant hattı vasıflı ... ilçesi 230 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın maliki, komşu 1024 ada 2 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın ise davalı ...’na ait olduğu, bilirkişi kök ve ek raporlarında 1024 ada 1 parselde bulunan 118 m2 taban oturumlu, bodrum kat+ zemin kat + normal kat + teras kattan oluşan (3 kat + teras) betonarme olarak inşa edilmiş mesken vasıflı binanın da davacıya ait 230 ada 1 parsele 29,00 m2'lik kısmın tecavüzlü olduğu, davacının bu elatma nedeniyle talep edebileceği ecrimisil bedelinin 1.757,00 TL, elatılan kısmın zemin değerinin 3.480,00 TL, kal masraflarının 24.780,00 TL ve kal nedeniyle davalı tarafın uğrayacağı zarar miktarının da 140.069,00 TL, asgari levazım bedelinin 28.014,00 TL olduğu, tecavüzlü kısmın yıkılması durumunda yapının geri kalan kısmın tamamının kullanılamaz hale geleceği ve bu sebeple tamamının yıkılması gerektiğinin mütalaa edildiği anlaşılmaktadır. Taşkın yapılarda, sosyal ve ekonomik bir değeri yok etmemek ve yapının bütünlüğünü korumak amacıyla Yasa Koyucu 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 722, 723, 724' ncü maddelerinde öngörülenlerden daha değişik ilkelere ihtiyaç duymuş, bu nedenle 725. madde hükmünü getirmek zorunda kalmıştır. Söz konusu madde; “ Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur. Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.” hükmünü ihtiva etmektedir. Görüldüğü üzere taşkın yapının korunmasındaki bireysel ve kamusal yarar nedeniyle TMK'nin 684, 718, 722. maddelerinde kabul edilen “üst toprağa bağlıdır” kuralına ayrıcalık getirilmiş taşkın yapı malikinin komşu taşınmazda inşaat veya irtifak hakkı gibi ayni bir hakkının bulunması halinde taşan kısım, taşılan taşınmazın değil, ana yapının bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz’ü) sayılmış, tecavüz edilen kısım üzerinde yapı maliki yararına irtifak hakkı tanınmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki taşkın yapıdan inşaat ve imalattan kasıt, taşınmaza sıkı ve devamlı surette bağlı olan esaslı yapılardır. Diğer bir söyleyişle taşan yapının tamamlayıcı parça (mütemmim cüz) niteliğinde olması gerekir. Onun, taşınmazın altında veya üstünde yapılması zeminde veya üstten sınırı aşması, arasında madde hükmünü uygulaması açısından hiç bir fark yoktur. TMK'nin 725. maddesinin uygulanabilmesini haklı gösterecek en önemli koşul yapı malikinin iyiniyetli olmasıdır. Bu maddede iyiniyetin tanımı yapılmamışsa da aynı Kanun’un 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğundan kuşku yoktur. Yapı malikinin kendinden beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın, sınırı aştığını bilmesi veya bilecek durumda olmaması yahut sınırı aşmasında yasaca korunabilecek bir nedenin bulunması onun iyiniyetini gösterir. Yapı yapan kişinin iyi niyetli olmaması aşırı zarar bulunup bulunmadığına bakılmaksızın taşan kısmın yıkılması sonucunu doğuracağından iyi niyet üzerinde önemle durulmalı, olaylar, karineler, tüm taraf delilleri bir arada özenle değerlendirilmelidir. Kural olarak iyiniyetin ispatı 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taşkın yapı malikine ait ise de iyiniyet sav ve savunması def'i olmayıp itiraz niteliği taşıdığından ve kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözönünde tutulmalıdır. Somut olayda; dava konusu taşınmaz 20.07.1967 tarihinde çapa bağlanmıştır. Kural olarak; çaplı taşınmazda da iyiniyet kabul edilmemektedir. Ancak çaplı taşınmaza taşkın yapı yapan, iyiniyet savunmasında bulunabilir. İyiniyetli olduğunun kabul edilebilmesi için de kendinden beklenen özeni göstermesi, Kadastro Müdürlüğüne veya Belediye İmar Müdürlüğüne resmi başvuruda bulunarak görevlendirilecek kadastro teknisyeni veya harita mühendisinin çap sınırlarını işaretleyip göstermesi, taşkın yapı sahibinin bu sınırlar içerisine yapısını yapması gerekir. Açıklanan yöntemle çap sınırlarını tespit edip resmi memurun gösterdiği sınırlar içerisine yapısını yapan kimse kendinden beklenen özeni göstermiş sayılır. O halde, çaplı yere yapısını taşıran iyiniyetini yukarıda açıklandığı şekilde ispat etmediği taktirde iyi niyetli kabul edilemeyeceği açıktır. Böylelikle taşkın yapı sahibi davalı ...’nun iyiniyetli olmaması nedeniyle Mahkemece davacının kal talebinin kabulüne ve yıkım masrafının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacı tarafın asgari levazım bedelini ödememesi nedeniyle kal talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte sayılan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.