Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6837 E. , 2024/840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6837 Karar No : 2024/840 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İst
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6837 E. , 2024/840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6837 Karar No : 2024/840 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını, üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9 maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının beyanının aksine isimsiz şikayet dilekçesinin davacı tarafından yazıldığı hususunun soruşturma sonucu ortaya konulamadığı, dolayısıyla gerekli belgelerle kanıtlanamayan hususlara dayalı olarak davalı idarece davacının üzerine atılı fiili işlediğinden bahisle ceza verilse de, davacının üzerine atılı fiilleri işlediğinin hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde somut ve açık delillerle ortaya konulmadığı anlaşılmakla, eksik inceleme sonucu düzenlenen rapora dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Komiser Yardımcısı B.A. hakkında isimsiz ve imzasız olarak gönderilen şikayet dilekçesi üzerine yapılan soruşturmada, konu ile ilgili bilgisine başvurulan polis memuru davacının alınan ifadesindeki iddialar ile imzasız şikayet dilekçesindeki iddiaların çoğunun birbiriyle örtüştüğü, amir hakkındaki iddialar ile ilgili soruşturma izni verilmemesine ve disiplin yönünden işlemden kaldırılma kararı verildiği, davacı hakkında yapılan soruşturmada davacının üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek fiilini işlediğinin sübuta erdiği, hukuka aykırı şekilde dava konusu işlemin iptali yönünde verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Komiser Yardımcısı B.A. hakkında emrinde çalışan personele insan onuruna yakışmayacak şekilde kötü muamelede bulunduğu, personel ilişkilerinde astlarına karşı katı tutum ve keyfi davranışlar sergilediği, personeli aşağılayıp, hor gördüğü, keyfi olarak görevlere erken çağırıp, geç çıkarttığı, hizmet araçlarını özel hizmetinde kullandığı, yetkilerini kötüye kullandığı yönünde isimsiz ve imzasız olarak Avcılar Kaymakamlığına gönderilen şikayet dilekçesi üzerine amir hakkında yapılan soruşturmada, söz konusu iddialar ile ilgili Avcılar Kaymakamlık Makamı tarafından adli yönden soruşturma izni verilmemesine ve disiplin yönünden işlemden kaldırma kararı verildiği, yapılan soruşturma esnasında konu ile ilgili bilgisine başvurulan davacının ifadesindeki iddialar ile Kaymakamlık Makamına isimsiz ve imzasız olarak gönderilen şikayet dilekçesindeki iddiaların çoğunun birbiriyle örtüştüğünün tespitiyle idare tarafından bu kez de davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde davacının “Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını, üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek” fiilini işlediğinden bahisle 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9 maddesinde, "Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını, üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek" fiili, 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. Diğer yandan; 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-a-4 maddesinde ise; ''Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını ya da diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikayet etmek" fiilinin yine 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerden olduğu düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır. Uyuşmazlıkta; soruşturma raporunda Komiser Yardımcısı B.A. hakkındaki şikayet dilekçesinin davacı tarafından yazıldığının yazı örneği, bilgisayar, daktilo, IP adresi ile kanıtlanamadığı tespitine yer verilmesi, davacının şikayet dilekçesinin kendisi tarafından verilmediği yönündeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; amir hakkında verilen şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddialar ile konu ile ilgili bilgisine başvurulan sıfatıyla davacının ifadesindeki beyanlarının örtüştüğünden bahisle salt varsayıma dayalı olarak ve şikayet dilekçesinin somut olarak davacıya ait olduğu ortaya konulmaksızın davacının amirini haksız yere şikayet ettiği kabulüyle işlem tesis edilemeyeceği, teknik anlamda davacı tarafından verildiği ortaya konulan somut bir şikayet dilekçesi mevcut olmadığı için olayda disiplin yönünden "amiri haksız yere şikayet etmek" şeklinde davacıya yüklenebilir bir eylemin bulunmadığı, davacıya isnat edilen fiilin sübut bulmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. .... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.