Başvuru, kamoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen gösterilerin birindepolisin güç kullanması sonucu meydana gelen yaralamaya ilişkin olarak emniyet müdürleri hakkında soruşturma izni verilmemesinin kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen gösterilerin birindepolisin güç kullanması sonucu meydana gelen yaralamaya ilişkin olarak emniyet müdürleri hakkında soruşturma izni verilmemesinin kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü sunmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 1960 doğumlu olan başvurucu, Gezi Parkı olayları kapsamında 2/6/2013 günü Ankara Kızılay Meydanı'nda yapılan gösterileri izlemek için oraya gittiğini söylemektedir. Başvurucu, Meşrutiyet Caddesi'nin başındaki tüp geçitin bulunduğu yerde yoğun göz yaşartıcı gaz kullanılması nedeniyle Yüksel Caddesi'ne doğru tek başına hareket ederken Millî Müdafaa Caddesi'nde konuşlanan polisler tarafından hedef alınarak yapılan atış sonucunda gaz fişeğiyle yaralandığını ifade etmiştir. Başvurucunın kızı E.G.K. 6/6/2013 tarihli dilekçesiyle babasının yaralanmasına neden olduğunu ileri sürdüğü Ankara Valisi, Ankara Emniyet Müdürü, Çevik Kuvvet Şube Müdürü ve olaya müdahale eden diğer polis amir ve memurları hakkında suç ihbarında bulunmuştur. Başvurucunun kızı aynı gün alınan ifadesinde, babasının olay günü Kızılay'a Gezi Parkı olaylarını protesto amacıyla gittiğini, saat 00 sıralarında Meşrutiyet Caddesi'nde polisin attığı gaz fişeğinin sağ göz ve yanağına isabet etmesinden dolayı yaralandığını, babasında görme kaybı oluştuğunu, dört gün Hastanede kalarak taburcu olduğunu belirtmiştir. Ankara Numune Hastanesinin (Hastane) 11/7/2013 tarihli raporunda; 2/6/2013 tarihinde darp sonucu yaralanan başvurucunun aynı Hastaneye geldiği, yapılan muayenesinde yüzünün sağında 4x3x2 cm'lik Y şeklinde kanamalı kesi, periorbital (göz çukuru çevresi) ödem ekimoz ve subkonjonktival (gözün beyaz tabakası) kanama, çekilen orbital (göz çukuru) CT'de (bilgisayarlı tomografi)sağ zigomatik (yanak kemiği) arkta, maksiller sinüs ön iç ve dış duvarlarda orbita alt ve dış duvarlarda parçalı kırıklar, sağ gözde görme kaybı saptandığı, Plastik Cerrahi Kliniğine yatırılarak opere edildiği, 6/6/2013'te taburcu edildiği, 11/6/2013'te yapılan muayenesinde görmenin sağda parmak sayma düzeyinde ölçüldüğü şeklinde olayın gelişimi özetlenmiştir. Ayrıca raporda; başvurucudaki yaraların yaşamını tehlikeye sokmadığı, ancak basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır () derecede etkliyecek nitelikte olduğu, tespit edilen yara izinin yüzde sabit ize neden olmadığı, duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının altı ay sonra yapılacak muayeneden sonra anlaşılabileceği yazılıdır. Başvurucunun gözündeki yaranın duyu veya organ zaafı ya da kaybı niteliğinde olup olmadığı konusunda altı ay sonra alınması gereken raporla ilgili dosyada herhangi bir açıklama ve belge bulunmamaktadır. Olay günü Kızılay'da yapılan tüm gösterilerle ilgili çeşitli rütbelerde altmış yedi polis amir ve memuru tarafından tutanak düzenlenmiştir. Başvurucunun yaralandığı sırada bulunduğu Meşrutiyet Caddesi'nde saat 35'ten sonra yapılan müdahaleye de tutanakta yer verilmiştir. Tutanağın bu kısmına göre Atatürk Bulvarı'nı tamamen trafiğe kapatan grubun yedi bin kişiye yaklaştığı, çiçekçiler girişinde polis tarafından barikat kurulduğu, saat 40 sıralarında yüzü maskeli kişilerin çiçekçiler girişinde bulunan polis memurlarına şişe, taş, sopa ve havai fişekle saldırdığı, bir polisin başına taş gelmesi sonucu yaralandığı ve hastaneye götürüldüğü, 45'te saldırının yoğunlaşması üzerine göstericilere ikazda bulunulduğu, grubun dağılmaması üzerine gaz ve tazyikli suyla orantılı bir şekilde müdahalede bulunulduğu yazılıdır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının toplam on altı şüpheli hakkında soruşturma izni talep etmesi üzerine Ankara Valiliğinin 29/5/2014 tarihli kararıyla olay tarihindeki Ankara İl Emniyet Müdürü K.A., Sınıf Emniyet Müdürleri A. ve N.K., Sınıf Emniyet Müdürleri F.U. ve F.K. ile Sınıf Emniyet Müdürü T.Y. olmak üzere toplam altı rütbeli emniyet müdürü hakkında görevi ihmal kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un ve maddeleri uyarınca soruşturma izni verilmemesine; diğer on polis amiri ve memuru hakkında ise eylemin aynı Kanun'un maddesinde düzenlenen işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığınca genel hükümlere göre soruşturma yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. Emniyet müdürleri hakkında soruşturma izni verilmemesi kararına karşı başvurucu tarafından yapılan itiraz 8/7/2014 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulu tarafından reddedilmiştir. Diğer şüpheliler hakkında yapılan soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/118916 sayılı dosyasında derdesttir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulunun kararı 22/7/2014'te başvurucuya tebliğ edildiğinden 20/8/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı bulunmamaktadır. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Madde 2 - (Değişik: 16/7/1965 - 694/2 md.)Polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır.A) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmıyan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak,B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak,Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz.Aşağıda yazılı hallerde: ...IX - Kanunsuz toplantı veya kanunsuz yürüyüşleri dağıtmak veya suçlularını yakalamak için,...Yetkili amir tarafından verilecek sözlü emirler derhal yerine getirilir. Bu emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemez. Bu hallerde emrin yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk emri verene aittir. 4483 sayılı Kanun'un , ve maddeleri şöyledir: “Madde 2 - Kapsam... (Ek: 2/1/2003-4778/33 md.) 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 245 inci maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz.Madde 3 - İzin vermeye yetkili mercilerSoruşturma izni yetkisi... b) İlde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında vali,...Yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat kullanılır.... Madde 4 - Olayın yetkili mercie iletilmesi, işleme konulmayacak ihbar ve şikayetler... (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2004-5232/2 md.) Bu Kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar veya şikâyetlerde kişi veya olay belirtilmesi, iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanması, ihbar veya şikâyet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunludur. (Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2004-5232/2 md.) Üçüncü fıkradaki şartları taşımayan ihbar ve şikâyetler Cumhuriyet başsavcıları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz ve durum, ihbar veya şikâyette bulunana bildirilir..."